Süleyman 的个人资料Eski - site - kapatılmış...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


"KAYIP İNSANLAR PROGRAMI" için 3. MİMDER konseri

Bu 3. konser duyurum. İnsanın insana en güzel el uzatması içtenlikten samimi çabadan gelir. Niteliği etiketi rengi görünüşü hali ne olursa olsun insan insandır. İnsana özgü muameleyi hakeder. Gel gelelim dünya kuruldu kurulalı işler hep aksak yürüdü. Ne kurumlar ne kuruluşlar insan dramını çözmeye yetmedi. Böylece yine iş bireylerin sorumluluk duygusuna çabasına düştü.
 
Mimder Kadıköy'de kurulmuş ciddi çalışmaları ve programlarıyla Kayıp insanlar dedikleri yardıma muhtaç insanları sokak sokak muhtarlarla sosyal polislerle arayan bulan yardım eden eğiten yol gösteren bir kurum. Sizin benim gibi vatandaşların insani vicdani çabalarıyla kurulmuş ve yaşatılıyor.
 
Daha önce yaptıkları gibi bir konser veriyorlar. Hiçbirisi profesyonel müzisyen değil. Bu konserin geliri yine yardım için kullanılacak. Geçen gün CNN Türk haber bülteninde çalışmalarını anlatma fırsatı buldular. İzlemek isteyenler için youtube üzerindeki kısa video için tıklayın.
Mimder
 
http://www.youtube.com/watch?v=F5bUnwqK0Oc
 
 
Bu konuda daha önce yazdığım yazıları okumak için lütfen tıklayın.
 
 
TSM Konserimize bekliyoruz
Tarih : 05.12.2006 - Saat : 20.00
Kadıköy Evlendirme Dairesi
"KAYIP İNSANLAR PROGRAMI" için düzenlenmektedir.

 

Mimder TSM konseri

 

Not: Konser sonrası ek yapıyorum.

Evet. Dün akşam yine güzel saatler geçirdik. Konser güzeldi. CNN kameraları de amatörler de çekim yaptı. Atmosfer dostçaydı. Kayışdağı huzur evinden gelen dostlarımız da bu güzel etkinliğe gelmişlerdi. Bunu kaçırdıysanız, bir sonrakine bekleriz :)

MİMDERİN YENİ ÇALIŞMALARI İÇİN TIKLAYINIZ
http://www.gunesintamicinde.com/mimder-ve-kucaklayan-sevgi/

 

Aslında Herşey Senin Sokağında Oluyor!

Amnesty International
 
Dünyada olan aslında sokağınızda oluyor, orada ölen aslında evinizde ölüyor. Orada ağlayan aslında hemen kahve makinenizin yanında çömelmiş hıçkırıyor ve orada aç olan aslında ayağınıza sarılıyor.
 
Ama insanoğlu olarak müthiş bir perdeleme yeteneğine sahibiz. Biraz bakıp kaçabiliyor ve "Sorun büyük hangisine yardım edeyim" deyip en ufak hareketten de vazgeçiyoruz. Gelişmiş ülkelerde uzaklık daha fazla. İnsanlara açlığı anlatmak, mahkumların durumunu ve dünyanın kalanındaki acıları anlatmak çok daha zor.
 
YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Beyaz Melekler Sahnedeydiler / MİMDER Konserleri 2

Sizlere MİMDER derneğinin toplum hizmetlerini anlatmıştım. Tıklayarak okuyabilirsiniz.
 
Bir grup sevgi ve saygı dolu insan Avrupa Topluluğu sosyal projeleri kapsamında sokaklarda yaşayan yüzlerini görüp tanımadığımız, nerelerde ne şartlarda ne hastalık, yoklukla yaşadıklarını bilmediğimiz senin benim gibi insanlara ellerini uzattılar.
 
Bölgelerindeki yardıma ihtiyaç duyan bu insanları tespit ettiler. İhtiyaçlarını dinlediler. Valilikle çalışmalarını başlattılar. Sonra ilk konserleri geldi. Ancak hiçbiri profesyonel ses sanatçısı değildi. Çalıştılar emek harcadılar ve bizleri şaşkınlığa sürükleyen bir başarıyla ilk konserlerini bitirdiler. Öyle ki babam her konu açıldığında o gün ne kadar rahatsız olduğunu ama konserle nasıl ferahladığını nasıl açıldığını anlatır oldu.
 
Bu konserlerin ikincisi 2 Temmuz 2006'da Altunizade Kültür Merkezi'nde gerçekleşti.
 
Ne büyük bir beceri ki bu sefer geçen konserdeki gibi türkü ve sanat müziği değil Nostalji Pop söylediler. Yani konserin tekrarı değildi. Şarkılar neşeliydi. Alkışlamaktan ve söylemekten nefesimiz kesildi.
 
Beyaz Melekler Sahnede parladıkça parladı. Yine içimizin ruhumuzun yıkandığını hissederek ayrıldık salondan. Artık bir kaset çıkarmalılar. Daha iyisi bir VCD formatlı albüm.
 
Yüreklerimiz sizinle.
 
 

Kitap Bağışı ve Mimder

Sizlere daha önce Mimder'den bahsetmiştim.Toplumsal sosyal hizmetlerinden de.
( http://spaces.msn.com/ssonmez/Blog/cns!E7A1DBA7561B675!1533.entry )
 
Yine güzel ve sistematik bir proje ile karşımızdalar. İşin küçüğü büyüğü olmaz diyerek eksikleri birer birer tamamladıkları bir ilköğretim okuluna şimdi de kitap bağışına başladılar.
 
http://www.mimder.org/md_webs/haber_ilan.asp adresinde bu çağrıyı okuyabilir,
 
http://www.mimder.org/md_proje/pj_ayio.asp adresinde nasıl titiz ve düzenli çalıştıklarını görebilir,
 
http://www.mimder.org/md_proje/pj_ayio(2).asp adresinde kitap listelerini görebilirsiniz.
 
 
 

Afrika Kuraklık Tehtidi Altında

Aşağıdaki yazı UNICEF Türkiye sayfasından alınmıştır. Afrika insanı uzun yıllardır olmadığı kadar zor durumda.

http://www.unicefturk.org/admin/show_news.php?subaction=showfull&id=1137437580&archive=&template=Haberler

 

Kenya’da uzun yılların en kötü kuraklığı çocukların hayatını tehdit ediyor.

UNICEF gittikçe kötüleşen kuraklık nedeniyle kuzey Kenya’da binlerce çocuğun açlık tehlikesi içinde olduğunu açıklamış ve yardım çağrısında bulunmuştur.

Hükümet, Birleşmiş Milletler ve birçok sivil toplum örgütü kuraklığı uzun yılların en kötüsü olarak nitelendirmişlerdir. UNICEF’in Kenya Temsilcisi Laakkonen kadınların ve çocukların durumunun çok vahim olabileceğini açıklamıştır.

Dünya Gıda Programı gıda yardımına ihtiyaç duyan insan sayısının 2.5 milyonu bulduğunu, 7 bölgede en az 570.000 kişiye acil içme suyunun sağlanması gereğini vurgulamaktadır.

Kötü beslenen çocuklar sıtma, zatürre, ve ishale yakalanma tehdidi altındadırlar. Büyük bir şans olarak çocukların %80inden fazlası son çocuk felci aşı kampanyası sırasında A Vitamini takviyesi aldıkları için bir çoğunun muafiyeti güçlü durumdadır. Ne varki suyun kıt oluşu, sağlık hizmetlerinin zayıflığı, çok sayıda çocuğun okullarından ayrılışı çocukların durumunu çok üzücü hale sokmaktadır.

Bölgelerde sık sık çatışmalar da çıkmaktadır. Geçmişte suya erişim, hayvancılık ve otlak yerleri nedeniyle çıkan kanlı çatışmalarda çocuklarında heba olduğu görülmüştür. UNICEF yetersiz ve kötü beslenen 20.000 den fazla çocuk için yardım çağrısında bulunmuştur.

Bu çağrı kapsamında çocukların okullarına devamını sağlamak, onlara temiz su, acil sağlık bakımı ve koruma sağlamak da bulunmaktadır.

 
 
  
Afrika kuraklıkla mücadele ediyor   19.01.2006     Ntvmsnbc

Afrika kıtasında, kuraklık nedeniyle milyonlarca insan açlıkla karşıya.

İSTANBUL - Birleşmiş Milletler, kara kıtada insani bir felaketin yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Afrika kıtası, son yılların en sıcak günlerini yaşıyor. Kuraklık nedeniyle Kenya’da 2.5, Somali’de 1.5, Etyopya’da da 1 milyondan fazla insan açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Cibuti’de ise tehlikede olan insan sayısı 600 bin. Bu rakamlar Birleşmiş Milletler’e bağlı dünya gıda programı’na ait.

Kuraklık nedeniyle birçok bölgede su kaynakları kurumuş durumda. Kuraklığın Burundi ve Ruanda nın bazı bölgelerinde de etkili olduğu kaydediliyor.

Kuraklığın hüküm sürdüğü bölgelerden kötü beslenme nedeniyle salgın hastalıkların başladığına dair haberler de geliyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, bölgede insani bir felaketin yaşanabileceği uyarısı yaptı ve acil yardım çağrısında bulundu.

Kimsesiz İnsanlar

Geçen Cuma tam anlamıyla hayret edilecek bir şey yaptım, sizlere de duyurmadan muhteşem bir etkinliğe katıldım. Keşke daha önce yazsaydım.
 
Kadıköy'deydik Evlendirme Dairesi büyük salonunda insanlık adına muhteşem bir çalışma yapılıyordu. Konu neydi? Sokaklarda her gün gördüğümüz, üzerlerinde kimlikleri isimleri elbiseleri, yaşamları olmayan kimsesiz insanlar.
 
Kısaca KİP(Kayıp İnsanlarım Programı)  diye geçiyorlar. Bu kimsesiz insanlar dünyada etkin bir şekilde rehabilite edilemiyor veya bu kavram sosyal çalışmalarla sona erdirilemiyor. Ülkemizde Mimder adında gönüllülük esasıyla çalışan gençler sokak sokak gezip sorup soruşturup bu insanları tespit ediyor ve yapılacak çalışmaları organize ediyorlar.
 
Ancak hiçbiri öyle servet sahibi değil, sizin benim gibi insanlar. Paraları ancak geçinmelerine yetiyor. Bu insanlara yardım etmek için bir yol düşünüyorlar. Hem dürüstçe, hem içtenlikle, hem etkin. Sonunda bir konser verelim diyorlar. İyi de hiçbirisi şarkıcı değil.
 
Böylece zor bir karar alıyorlar. Sahneye kendileri çıkıp koro ve solo söyleyecekler. Ama halkımızı bilirsiniz kimse kötü bir konseri 3 saat oturup dinlemez. Böylece inanılmazı başarmak için 3 hafta gibi bir zamanda profesyonel hocalardan ders alıyorlar, inanın insanın yüreği sızlıyor bu çaba ve sevgiyi görünce.
 
Böylece ailemi çağırdım birlikte biletlerimizi alıp gidince (Biletler bu konserde 10 YTL olarak belirlenmişti.) baştan herkesi uyardım "Sonuçta bu bir amatör konser beklentinizi yüksek tutmayın."
 
Birazdan beni utandırmaları uzun sürmedi. Bembeyaz elbiseleri ile sahnede yeraldıklarından indikleri ana kadar zevle dinlediğimiz ve şaşırdıkça şaşırdığımız neşeli, duygulu anlar yaşadık.
Kayışdağı Darülaceze'den getirilen ve konseri izleyen büyüklerimiz de bizlere ayrı bir dostluk havası yaşattı.
 
İnsanların yüzlerine baktım çıkarken herkes keşke başka kişilere de haber verseydim düşünceleri ile doluydu. Eğer konserlerinin ikincisini gerçekleştirirlerse sizlere bilgi vereceğim bu sefer.
 
Mimder insanların daha olumlu şartlarda yaşaması, afetlerde korunup desteklenmesi ve insan kişiliğinin bunalımlı dünyamızda huzur bulması için çalışıyor. Valilik onaylı çalışmaları artık Avrupa Topluluğu sosyal yardım projeleri kapsamında değerlendiriliyor.
 
http://www.mimder.org/md_program/p_kip.asp (Kayıp İnsanlarım Programı) 

Kızlar için kampanya (Baba Beni Okula Gönder)

Öğrencilerden anlamlı bağış

İSTANBUL Milliyet

Milliyet'in "Baba Beni Okula Gönder" kampanyasına Irmak Okulları'ndan anlamlı bir destek geldi. Öğrenciler yaptıkları resimlerden oluşturdukları takvimleri satarak elde ettikleri 10 bin YTL'yi kampanyaya bağışladı.
Irmak Okulları İlköğretim Müdürü Nuri Onur, okullarının sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalara önem verdiğini belirterek, daha önceki yıllarda da 17 anaokuluna maddi yardımda bulunduklarını anlattı. Milliyet'i ziyaret eden öğretmen ve öğrenciler, Yayın Danışmanı Nurcan Akad, Ekler Yayın Yönetmeni Deniz Alphan, yazarlarımız Meral Tamer, Melih Aşık ve Nail Güreli'yi de ziyaret etti.

 

http://www.milliyet.com.tr/2006/01/01/guncel/gun07.html 

 

Öğrencilerimiz zor bir işe giriştiler. Önce takvim tasarladılar. Sonra satmak için deililer gibi uğraştılar. En sonunda 10 milyar (10 bin YTL) elde ettiler ve "Baba beni okula gönder" kampanyasına destek oldular. Bir insan hayatında değişiklik yapmaya yetse bile değerdi. Her şeyden önce gönüllerini samimiyetle bu işe koydukları için sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Sağolun çocuklar.

Bilgisayarlı Eğitime Destek

NTVMSNBC ana sayfasındaki banner'a tıklayınca bir firma bir okula bilgisayar bağışlıyor. İnanılmaz ama olağanüstü. Belki de webden yapılmış en yararlı ve güzel kampanyalardan biri. Bunun için NTVMSNBC sitesine girmeli ve oradan tıklamalısınız.
 
Sitesine daha büyük banner koyarak NTVMSNBC sayfasına yönlendirmek isteyenler için 468x 60 lık bir banner oluşturdum hemen. :) Aşağıdaki banneri kopyalayıp kullanabilirsiniz.
 
http://www.ntvmsnbc.com/modules/egitimedestek/ (hızlı erişim) direkt link

 
 
 
 

Yardım Eli Ne Güzeldir

Bu sabah bir öğrencimle karşılaştım ve yolda giderken bir adam gördük. Gençti ve arabasıyla çöplerden metal ve geri dönüştürülebilecek bir çok şeyi ayırıyordu.
 
Böylece sizinle paylaşmaya karar verdim. Biliyorsunuz dünya kuruldu kurulalı insanlar arasında maddi farklılıklar olmuş. Pek çok dini, siyasi, iktisadi teori okudum bununla ilgili. Ancak görünen o ki toplumlarda neredeyse her zaman ekonominin bir alt sınırı var. Aslına bakılacak olursa bu alt sınırı oluşturan insanlar tüm ekonomiyi ayakta tutanlar çünkü fakirliklerini bahane edip suç işlemiyorlar, yolda bizi soymuyorlar, öldürüp kaçmıyorlar, uyuşturucu satmıyorlar.
Çok ama çok zor bir seçim yapıyorlar. Dürüst yaşamayı seçiyorlar. İnanılmaz derece çılgınca görünen bir tercihle çirkin olan, pis olan şeyleri reddedip bayağı bir yaşamı, aşağılanmayı, bir nevi Hindistan'ın parya hayatını kabul ediyorlar.
 
Hiç bu gözle baktınız mı bilmem ama  ülkemizde çöpte ayrım yapılmaya henüz her yerde başlanmadığı için (kağıt, cam, metal ve çöp ayrı atılmadığı için) ekonominin Geri dönüşüm (Recycle) elemanlarıdırlar.
 
Böylece neden bahsettiğimi anlattım. Utanarak söyleyeyim ki bundan sonrasını aslında her insan vicdanında değerlendirmeli. Ama yine de haddimi aşmadığımı umarak sizi onlara yardıma davet ediyorum. Bir insanın bir insana yardımı nasıl olursa kardeşinize, bir dostunuza nasıl en temizini ve en güzelini az da olsa verirseniz.
 
Çoğu kişiyi yardımdan iki şey alıkoyar. O fakirlik gözlerini korkutur ve altından kalkamayacakları kadar ağır bir yardım gerektiğini düşünürler. Oysa size göre ufak bir yardım o insan için 20-30 çöpü karıştırıp kazanacağı para demektir. Hele bu soğuk kış günlerinde.
Bazen de nasıl yardım edeceklerini bilemez insanlar. Gerçekten de o insanlar dilenci değildir. Onurludurlar. Onlardan yardım etmek için rica etmeniz gerekir. Yoksulun tek değerli şeyi onurudur.
 
Bazen o kişiden korkarlar. Evet buna bir şey diyemeyeceğim. Gündüz ve emin bir yerde yardım etmek en akıllıcası olur.
 
Son olarak lütfen dikkat edin. O kişinin işi çöplerden yararlı şeyleri toplamaktır. Bu bir iştir. Ona acımayın ve aşağılamayın. Dostluk eli ne güzeldir.
 
Not: Dikkat ederseniz devletin yapması gerekenlere vs. girmedim. Sadece bizim vicdanlarımıza düşeni siz dostlarıma hatırlattım. Aslında devlet tarafından bir çok ilde pilot uygulamalar var, çöpten toplayanları korumak için. Örneğin Diyarbakır'da Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından “Mobil Ekip Projesi” ile çöp toplayan yaklaşık 600 çocuk, maskeli ve özel kıyafetlerle çalışıp, istedikleri zaman kendileri için tahsis edilen seyyar mobil hizmet aracı içerisinde çay, kahve içip, ücretsiz olarak sıcak yemek yiyebilecekmiş. Az zaman sonra belki bu çocuklar eğitilip, daha iyi işlere yerleştirilirler.
http://www.habersaglik.com/default.asp?Act=Dt&CatId=1&NwId=55970 
http://www.shcek.gov.tr/portal/dosyalar/hizmetler/cocuk/sokak_cocuk/proje_hedef_11_il.doc 

Pakistan'a yardım

Daha önce de hatırlattım
ve Pakistan depremi hakkında yazdım.
Ancak gördüğüm o ki yardımlar yetersiz. Herkese hatırlatma görevimi üstleniyorum.
 
 

Mahalle Afet Gönüllüleri'ne destek olun

Uzun zamandır gördüğüm en anlamlı sosyal olay.
Siteden yaptığım alıntı şöyle:
 
"Mahalle Afet Gönüllüleri"ne destek olun
 
İlk 72 Saat!
Afet sonrasındaki ilk 72 saat, hayat kurtarma açısından en kritik saatlerdir.
Afet sonrasında hayatta kalanların büyük çoğunluğu, ilk 24 saat içinde çevreden yetişen, genellikle eğitimi ve ekipmanı olmayan yakınları ve komşuları tarafından kurtarılan kişilerdir.
 
Projenin Amaçları
Eğitim, ekipman ve organizasyon sağlayarak, mahalle bazında, özellikle afet sonrasındaki kritik saatlerde müdahale imkan ve kabiliyetini güçlendirmek
Profesyonel ekiplerle olan işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmek
Afet riskleri ve bu risklere karşı alınabilecek önlemler konusunda yerel halkı bilgilendirerek, afetlere duyarlılığı ve bilinç düzeyini artırmak
 
Projenin İçeriği
Proje kapsamındaki her mahallede:
Mahalle Afet Gönüllüleri (MAG)
Afetin hemen ardından ilk müdahaleyi yapabilecek düzeyde yaklaşık 50 gönüllü eğitilir ve ekipmanla donatılır.
Profesyonel ekiplere yardımcı olur ve destek verirler.
Mahalle Afet Kurulu (MAK) Alanlarında bilgi sahibi kişilerden oluşur: Başkan (Muhtar) Gönüllü Koordinatörü lojistik Sorumlusu, Risk ve Hasar Tespit Sorumlusu, MAK üyeleri, mahallelerinde afete hazırlık ve müdahale kapasitesini artırır ve yönlendirirler.
 

Türk Kızılayı Pakistan'a yardım için çalışmalarına başladı.

Dün yazdığım yazıdan sonra, Kızılay ilk yardıma gidenlerden olunca sevinç duydum ve yine ibret alınacak gariplikleri görüyoruz. İran hava sahasından geçmelerine sabaha kadar izin verilmemesi. Sizce yorumlamaya gerek var mı?
 
Eğer Pakistan'dakilere yardım etmek istiyorsanız. Kızılay sitesinden yapılan duyuru şöyle...
 
"Dost ve kardeş ülke Pakistan’ı bu zor günlerinde yalnız bırakmak istemeyen ve yardım eli uzatmayı düşünen vatandaşlarımız, Türk Kızılayı’nın tüm bankalarda bulunan 2868no’lu hesaba bağışta bulunabilir ya da tüm GSM operatörlerinden 2868’e kısa mesaj atabilirler. "
 
Türk Kızılay'a her zaman destek olmak ve gönüllü kadrosunda yer almak için
 
 
Pakistan depremindeki Kızılay'ı okumak ve maddi destekte bulunmak için:

Deprem ve Ruhsal Tepkiler / Pakistan

Dün 09 Ekim 2005 büyük bir deprem haberini getirdi bize. Güney Asya özellikle Pakistan / İslamad'da etkisi olan deprem de ölenler yaralananlar oldu. Anlatması gereksiz çoğumuz yaşadı, etkilerini gördü depremin.
 
Çok acı görüntüler ve arka planda bir çok kez tekrarlanan oruç nedeniyle iftara girmek üzere oldukları yemenin içmenin mümkün olmadığı bir ortam. Dini inanışınız ne olursa olsun üzücü bir tablo.
 
Fakat çarpıcı olan şu: Naklen yayında bir sohbet programı ve deprem başlıyor sallanıyorlar. 7.6 şiddetiyle.
Panikle koşuşmuyorlar sükunetle hızla Yaratıcılarına sesleniyorlar. Gösterişle de değil, korkuyla da değil. Büyük bir olgunlukla. Sonra deprem hafifliyor ve içlerinden birisi diğerlerine "Gidelim arkadaşlar" diyor. Kalkıp süratle binayı boşaltıyorlar. Eğer bizde böyle bir şey yaşansa spikerlerin çığlıkları kameramanların kaçışması ve dehşete dehşet katacak bin türlü görüntü. Doğu ve Batı felsefesi arasındaki fark bu. Bir şeyleri körü körüne uygulayıp Yoga, Reiki veya binbir tarikat veya binbir yolda kaybolmak değil. Evrenle bir bütün halinde olmak için çabalamak. Çabalar karşılıksız kalmayacak. Ölümse bir hal değişimi bir yerden bir yere gitmenin zamanı ve mekanı olacak. Böyle bir bakış açısında insan en yüksek moral ve ahlak değerlerini ve ademe özgü karakterini sergileyecektir.
 
Diğer türlü ise insanlar New Orleans'ta olduğu gibi birbirini yağmalayacak. Bir tane Amerikalı kalkıp akın akın afetzedelere yardıma gitmeyecek. Ve geriye kalan, insanın insan güvenmediği, yaşamdan koptuğu için yaşamla savaştığı, benliğinin sınırları ve açlıklarını tatmin etme yolunda yaşadıkları bir yaşam olacak.
 
Her zaman olduğu gibi seçim bizim.
 
 

Kardelenler ve Sezen Aksu

Kardelenler açar dağlarda ıssız çayırlarda ve kendi kendilerine yaşar ve solarlar. İşte bu proje her biri bir kardelen olan kızlarımız için. Sezen Aksu şarkı söylüyor. Turkcell bir toplum hizmeti yaparak konserleri organize ediyor ve kızlarımızı okutuyor.
Turkcell şöyle diyor:
"Adana, Adıyaman, Afyon, Ağrı, Ankara, Ardahan, Balıkesir, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Edirne, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, İstanbul, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Malatya, Mardin, Muş, Niğde, Ordu, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Trabzon, Tunceli, Uşak ve Van olmak üzere, 41 ilde toplam 5000 kız öğrenciye 2000 yılından bu yana karşılıksız öğrenim bursu verilmektedir. 

2000 yılından itibaren proje dahilinde yaklaşık;

  • 10.000 öğrenciye burs verildi,
  • 4.400 öğrenci liseden mezun oldu,
  • 250 öğrenci üniversiteyi kazandı"
Sezen Aksu ise şöyle destekliyor :
"Bütün çocuklar eşit doğar. Ama yaşam kimine daha iyi davranır, daha çok şans tanır. Eşitlik bozulur.

Yaşamın herkes için eşitlenmesi insanın en kutsal amacıdır. Önce insani, sonra toplumsal sorumlulukla elini taşın altına koyanların, koymaya hazır olanların en değerli mücadelesi budur. Ve bütün büyük dönüşümler, hayata vicdan gözüyle bakan böyle insanların gücüyle gerçekleşir. Kızlarımızı okutalım. Kızlarımız geleceğimizdir.

Geleceğini yönetmek isteyenler adaleti eşit dağıtmanın vazgeçilmezliğini bilirler. Resmi kayıtlara göre bugün Türkiye’de eğitimle tanışmamış 480.000 kız çocuğu var. Türkiye’nin bütün kişi ve kuruluşları...
Biz daha şanslı doğanlar, bu şansı bütün çocuklarımızla paylaşma gücüne sahibiz. Kızlarımızı okutalım.
Kızlarımız geleceğimizdir.

 

Şimdi bu kapsamda konserleri var ve kasetleri CDleri Turkcell satış noktalarından satılıyor. Turkcell kullanmasanız da bu güzel projeye Sezen dinleyerek katılmak ne keyifli olur değil mi?

KARDELEN

Söz-Müzik: Sezen Aksu

Ne senden fazlayım
Ne senden az
Aynı macerada, ayrı biraz
Gözle biçim biçim
Kalple anlar içim
Ayrı gayrı olmaz
Sen yoksan ben hiçim

Aç kardelen aç
Dağın olayım, suyun olayım
Göğün olayım aç

Her çiçeğin kar altından
Güneşe giden masalında
Yaşamak yeniden tazelenir
Yeniden anlamlanır
Işığa uzanırken kardelen
Kış rüyasından
Ümidin mucizesiyle
Sevince uyanır

KONSERLER YERLERİ VE BİLET SATIŞ NOKTALARI

14 Eylül Çarşamba 21:00 Samsun - Doğu Park Anfi Tiyatro
012-Benetton - GSM Center (23 Nisan İlköğretim Okulu karşısı)
 

16 Eylül Cuma 21:00 Eskişehir - Atatürk Stadyumu
Stadyum Gişe - Ada Müzik

 

20 Eylül Salı 21:00 Edirne - Sarayiçi Er Meydanı
Tunca Café - Foto Çiçek - Dinleti Café
 

22 Eylül Perşembe 21:00 İzmir - Açıkhava Tiyatrosu
Biletix - Alsancak/Bornova D&R - Açıkhava Tiyatro Gişesi - İletişim Kitabevi
 

26 Eylül Pazartesi 21:00 Kayseri - Atatürk Stadyumu
Kıvılcım Kitabevi - Hisar Pastanesi - Levis & Sisley - Ugim Mağazası
 

28 Eylül Çarşamba 21:00 Adana- Çukurova Üni. Açık Hava Tiyatrosu
M&Y Pizza - Real Alışveriş Merkezi
 

29 Eylül Perşembe 21:00 Gaziantep- G.A.S.K.I. Tesisleri
Bedesten Alışveriş Merkezi - Papatya Kitapevi - Keskin Kırtasiye

 
Destek Olmak İçin :
  • Sezen Aksu Kardelen albümünü alabilir,
  • Sezen Aksu Kardelenlerkonserlerine katılabilir,
    7272'ye boş mesaj atabilir*,
  • Online İşlem Merkezi’nden bağış yapabilir,
  • Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İş Bankası Kuledibi Şubesi 727270 no'lu hesaba bağışta bulunabilirsiniz.

* Sezen Aksu ve Turkcell, bu albüm satışından elde edilecek net geliri, Kardelenler projesine bağışlayacaktır. Katkılarınız için teşekkürler.
* 7272'ye gönderilen mesajlar Turkcell faturalı hatlar için 5 YTL, Hazır Kart için 50 kontördür.

 
 

Bilgisayarlı Eğitime Destek

Bilgisayarlı eğitim artık bir ihtiyaç. Dünya standartlarında eğitim verebilmek için neredeyse her ders bu destekten yararlanmalı. BDE dediğimiz, bilgisayar destekli eğitim kullanılmalı yani amaç bilgisayar öğretmek değil, dersi bilgisayarla öğretmek olmalı. Yardımcı yazılımlar çok güzel. Ancak herşey parayla. Daha önce size eğitime %100 destek kampanyasını duyurmuştum. Hatırlayalım, vergiden tamamı düşülüyordu bu bağışların. Aynı meblağı veriyoruz yani. Umarım katılırız hep birlikte.

http://www.egitimedestek.meb.gov.tr/haber.php?id=103

Sevenleri Anlatsın Gazetelerin 3. Sayfası

Evet bir kampanya başlatmak istiyorum. Yıllardır her gün gazete alırım. Didik didik okurum. Ama 3. sayfalar hep kalbimi incitmiştir.

Kardeşini vurdu, gelin intihar etti, töre cinayetinde.., uyuşturucu kullananan, miras için öldürdü.
Vesikalık bir resim görürüz. Sonra suçluyla, kurbanın yüzleri. Öyle sıradandırlar ki? Kimin aklına gelir o cinnetler, korkunç sırlar ve vahşet.

İnsan inanamaz, inansa da tüyleri ürperir. Çocuklarınız varsa hep sorarlar. Dimağları almaz bunu neden öldürür insan? Dünya Cennet değil elbette doğruyu yazmakta gazetenin görevi. Ama 3. sayfada değil. Diyelim 17. sayfada.

Diliyoruz ve istiyoruz ki gazetelerin 3. sayfası sevenlere ayrılsın. Binlerce kez sevdiği için fedakarlık yapanlara, sabahın köründe kalkıp güleryüzle işlerine gidenlere, düşene el uzatanlara, gündelik hayatta yer alan değersizmiş gibi geçilen güzelliklere.

Bunları anlatmazsak hepimiz sadece kötü şeyler oluyor sanacağız dünyada. Oysa öyle büyük bir güzellik her an ve her an tevazuyla yeşeriyor ki.

Kampanyamızı başlattım. Ben güçsüz bir insanım. Sesim cılızdır. Gücüm azdır.Ne dağları sarsabilirim. Ne de medya devlerini tiraj kaygısından kurtarabilirim. Gücümün yettiği size duyurmaktır.

Katılıyorsanız. Blogunuza kendi dilinizden bir yazı yazın ve bu blogun permanent linkini verin. Burada buluşalım.

Eğitime %100 Destek

Daha önce eğitime katkı yapanlara tanınan %5 vergi indirimi %100'e çıktı.
Düşünün, pratikte vereceğiniz miktar değişmezken çok güzel bir noktada adınızı yaşatabilir veya adsız bir yardımın tadını yaşayabilirsiniz. Üstelik yardımlar çok büyük olmak zorunda değil. İhtiyaçlar incelenebiliyor. Oldukça kaliteli hazırlanmış siteyi gezmenizi de öneririm. Sorularınızın cevabını benden çok daha iyi vermişler :)

http://www.egitimedestek.com/

Baba Beni Okula Gönder!

Güzel bir kampanya ama çağımız için acı verici de. Ülkemizin kadınlarına yeni bir profil getirebilmenin en önemli yolu, genç kızlarımızı eğitmekten geçiyor. Sevgili Atatürk yıllar önce nüfusunun yarısını boşa çıkaran bir toplumun medeniyet yarışında geri kalacağını çok güzel işaret etmişti. Bugün bu bilinç yaygınlaşıyor. En çok kadınlar okumalı. Çünkü bizim toplumumuzda çocukları kadınlar yetiştiriyor. Toplumu onlar şekillendiriyor. Ve ancak kadınların eğitimi dünyadaki bakış açısını değiştirecek potansiyel farkları yaratabilir.

http://www.bababeniokulagonder.org/index2.html

7 YAŞ ÇOK GEÇ / Anne Çocuk Eğitimi Vakfı

7 Yaş gerçekten geç. Ülkemizde okul öncesi, anaokuluna gitme oranları çok düşük. Oysaki bir çocuğun en verimli zamanları bunlar. Öğretmen olduğum için görüyorum. Anasınıfları çocukları çok geliştiriyor. Sevmeyi paylaşmayı ve pek çok etkinliği öğreniyorlar. El-motor becerileri gelişiyor. Anaokullarının çoğalması için güzel bir kampanya başlatan AÇEV'i destekliyoruz.

http://www.acev.org/

Food Force / Açlığa Karşı BM Oyunu

Birleşmiş Milletler ekibindeymişsiniz gibi yardım etmek açlara, hastalara ulaşmak istiyorsanız bu işlerin gerçekte nasıl yürüdüğünü öğrenmek istiyorsanız şimdi bir bilgisayar oyunu var

http://www.food-force.com web adresinden download edebileceğiniz oyunun etaplarını geçtikçe pek çok konu hakkında bilgi sahibi olacaksınız.