Süleyman's profileEski - site - kapatılmış...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    KARA KULE 7 / Stephen KING / Efsane Sona Eriyor

    Altın Kitaplar tam sayfa ilanlarla gazetelerin eklerinde duyurdu. Efsane sona eriyor. Çok ama çok uzun bir seriydi. Kendimi bildim bileli oluyorum ve hayranlık duyuyorum. Stephen King ne yazarıdır? Korku değil mi? Unutun. O bir efsane yazarı, bir western ustası, bir mistik bilimkurgu dünya hayal edicisi ve korkarım belki de medyum :)

    Bu seriyi sıra dışı yapan da bu çorba olmadan gerçek hayat gibi çok şeyi içeriyor. Nasıl hayatınız tek bir temel öğe üzerinden gitmiyor, birçok soluk, bir çok renkle besleniyorsa kitapta öyle.
    Neyi anlatıyor? Efsanevi silahşör Roland, kayıp giden ve zaman mekan yapısı bozulmuş evreninde Kara Kule'yi aramaktadır. Tüm evrenlerin merkezindeki sırların sırrını. Yolda kimi zaman silah arkadaşları ile kimi zaman yalnız Ka'nın çizdiği yolu ve Işın'ı takip etmektedir. Yolu onu çeşitli zamanlara, insanlara götürecek ve aslında bir gülün kalbi olan Kara Kule sevdasında yüksek teknoloji, boyutkapıları, New York mafyası, 1960'ların 80'lerin Amerikası birleşecek olağanüstü ambianslar kalacaktır dimağınızda. Bu diziye bir yazar olarak çok büyük hayranlık duyuyorum. Neredeyse gerçek, öylesine detaylı ve tutarlı.

    Serideki Ka-Tet'in her bir üyesi sıkı arkadaşlarım. Karakterleri var ve onları tanıyorum. Onlarda neredeyse gerçekler. Bu kadar sözün üstüne başlayın derim seriye. Yüzyılın en iyi kitaplarından birini okumaya başlayacaksınız.

    http://www.altinkitaplar.com.tr/haberler.asp?hid=15
    http://www.karakule.com/
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=the+dark+tower
    http://www.thedarktower.net/
    http://www.stephenking.com/DarkTower/
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=childe+roland+to+the+dark+tower+came

     


     

    www.gunesintamicinde.com 'a taşındık :)


     

    Frank Lloyd Wright / Büyük Mimar

    Bugün(08 Haziran 2005) Google'ı açanlar onun ismi ile karşılaştılar. Bir de garip bir resimle. Kimdi bu adam ve resim neydi? ( birthdate for frank lloyd wright ) kelimeleri ile aramayı öneriyordu Google.

    Frank Lloyd Wright  ünlü bir mimar 8 Haziran'da doğmuş. Organik Yapı kavramı üzerine çalışmaları olan ve resimde gördüğümüz şelale evi (running water) tasarlayan kişi. Çalışmalarını çok sevdim. Aşağıdaki linklerde Türkçe ve İngilizce olarak hayatını okuyabilir, eserlerini görebilirsiniz.

    http://www.franklloydwright.org/
    http://www.isber.ucsb.edu/~avssnt/gallery/taliesin/aaa
    http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=3004
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=frank+lloyd+wright
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=selale+evi
    http://www.garanti.com.tr/anasayfa/garanti_dergisi/aralik2001/portre.html
    http://www.wfu.edu/~tedforrl/flw.htm
    http://history.sandiego.edu/gen/classes/civ18/wright.html
    http://www.pbs.org/flw/buildings/index.html

    Deviantart Manzaraları 1

    Artık sanatçılar galerilerini dijital olarak açıyorlar. Peki milyonlarca sanat eseri aynı sitede desem tüyleriniz ürperir mi? Gezmek için tüm ömrünüzü harcamanız gerek siz gezerken her an yeni eserler gelecek desem. Birbirinden kaliteli eserleri görürken gözleriniz bayram edecek desem :)

    Peki bu kadar ballandırmak yeter. Deviantart'a sizde ücretsiz üye olabilir. Fotoğraflarınızı, çizimlerinizi akla gelebilecek sanatsal pek çok şeyi yollayabilirsiniz. En güzeli dünyanın en büyük sanatsal topluluklarından birine üye olur ve yerinizi alırsınız. Türkiye'den bir kaç örnekle birlikte deviantart.

    http://kudak.deviantart.com/
    http://kerembeyit.deviantart.com/

    ESCHER / Sanatın Geometrisi / Topografist

    Bilirsiniz, bazı zeki insanlar vardır daha önce yapılmamış şeyleri yaparlar ve dünyada yeni bir akış başlatırlar. Escher bunlardan biridir. Ünü resimleri üzerine olsa da matematik dünyası içinde güçlü bir silahşördür.

    Özellikle sınırlı yüzey kaplamalarında, sınırsız tekrar prensiplerini bulmuştur. Ne demek bu? Bir duvar ya da yer, belli bir karo desenle kaplanınca hep kendisini tekrarlar, oysa Escher'in eserleri birer Metamorfoz'dur. Nesneler, nesnelere rüyalara özgü bir canlılıkla dönüşürler. Bu nedenle resimleri aslında canlıdır ve aynı zamanda zamansal derinlik içerirler. Çünkü bir nesnenin zaman içinde alacağı tüm halleri bir anda resimde yakalarsınız.

    Bazı resimleri ise paradokstur. Kendini çizen el, birbirini çizen eller, içi dışa dönüşen yüzeyler, hep çıkan merdiven, sonsuza dek çalışacak makine planları, termodinamiğin ikinci prensibini hiçe sayar.

    Bir de resmin kendisini çizeni içermesi, ya da fotoğrafın kendisini çekeni kapsaması için kompozisyonları ufuk açıcıdır. Elde ayna küre tutan sanatçı, çamur birikintisinde tüm orman ve gökyüzü imgeleri olağanüstüdür.

    Escher bir dahidir. Kendisiyle ilgili ciltler dolusu resim ve yazı vardır. Yüzey şekilleri üzerinde yaptığı çalışmalar da Topografya için yeni soluklardır. Araştırmanız size çok büyük keyif verecek.
    İşte bir kaç örnek resim:

    http://images.google.com.tr/images?q=escher&imgsz=xxlarge&hl=tr&lr=&client=firefox-a&rls=org.mozilla:en-US:official&start=20&sa=N  (Resimleri)

    RESMİ SİTESİ: 
    http://mcescher.nl/indexuk.html    (Hayatı / Eserleri ve detaylı tanıtım)

    Heykeltraş İlhan Koman

    Zincirlikuyu'dan geçerken köprünün altında parça parça şeritlerden yapılma bir kadın heykeli vardır. Herkes hayran olur ama soran çıkmaz "Kimdir bunu yapan? Nasıl aklına gelmiştir?" Kimse bilmez o adamın dahi bir matematikçi olduğunu, patentleri alınan Hiperform gibi nesneleri tasarladığını, bir gemide yaşadığını yurtdışında saygıyla anılırken ülkesinde sergisinin daha yeni açıldığını. Acı ama gerçek.

    Yazının devamını okumak için tıklayınız >
    http://www.gunesintamicinde.com/heykeltras-ilhan-koman/

    Tarihten Silinen 10 Gün

    Aslında dünya tarihinde hiç yaşanmadan atlanan 10 gün var. Nasıl olmuş olabilir diyorsanız okuyalım.

    Zamanı ölçmek için kullanılan sistemler doğa olaylarına dayalıdır. Ağırlıklı olarak güneş ve ay takvimleri kullanılır. Günümüzde kullandığımız güneş takvimine geçiş Papa GREGORIUS XIII zamanında yapılmıştır.
    Bu geçişten önce bir güneş yılı  365 gün olarak alınmış ve her 4 yılda birde 25 Şubat'ı iki gün sayarak artık yıllar toparlanmaya çalışılmıştır. Oysaki bir güneş yılı 365 gün, 5 saat, 48 dakika, 46 saniyedir. Bu, yüzyılda bir günlük oynama yapar. Papa XIII Gregorius'a gelindiğinde 1582 -yılında- geçen günleri düzeltebilmek için 4 Ekim 1582'de verilen emirle ertesi günün tarihi 10 gün ilerletilerek 15 Ekim 1582 olarak kabul edildi. İlginç değil mi?

    http://www.factbites.com/topics/Pope-Gregory-XIII

    Google'da aramanız için ingilizce anahtar sözcüklerle -araştırmaya alışalım değil mi :) -
    http://www.google.com/search?q=XIII+Gregorius++days+dropped+calendar&complete=1&hl=en&lr=&start=10&sa=N

    Bir Sanat Eserine Nasıl Dokunulur?

    Aslında dokunulmaz(!) Bir kadın gibidir aslında sanat eserleri. Öyle her önüne gelen dokunamaz. Ama çılgınlığınız üstünüzdeyse illa dokunmak eseri yapanın duygularıyla birleşmek istiyorsanız hele de tarihi bir eserse o yüzyılın ruhunu ruhunuzda hissetmek istiyorsanız benim bildiğim iki yol var. İlki sanat dünyasının yaptığı gibi derin bir transa girmiş şarap tadıcısı gibi konunun en büyüğüymüşçesine ağzınızı gözünüzü kapatıp açıp hımm layıp elinizin dışıyla dokunun. Çünkü elinizin içi kirli olmasa bile doğal bir ten yağlanmasına sahiptir. Yan etkileri sanatçı "Hoop!" diyerek bağırıp çağırıp gelebilir. Müzeyse bekçi saldırabilir :)

    2. Metot ise  Ekminezi denilen parapsikolojik bir metot. Efendim neymiş ekminezi nasıl bir şeymiş şimdi her nesnede enerjiler birikiyor ya. Bunlar katman katman oluyor ya. Sizinde auranız var ya. Aura ne demek mi? Of Of! İşimiz var. Siz güne falan gitmediğiniz gibi Reiki, yoga falan da bilmiyorsunuz o zaman. Neyse enerji alanınınız diyelim. İşte onunla bu sanat eserinin enerji alanınına bir sonda yaparsınız. Muhteşem olur. Olmaz demeyim mirim deneyin olmaz demeyin.

    Aman dikkat antik Yunan eserlerinde yoğun bir hemcinsseverlik sezilmiştir. Tiksinmeye hazırlıklı olun. :)

    Don't touch art works

    Sürgünde Unutulmuş Yürek / Kadir ÇAÇA

    Kadir ÇAÇA dostumun kitabı çıktı. Şiirleri çok güzeldir. Ayrı bir tat bulacağınıza eminim.

    Sürgünde Unutulmuş Yürek adlı kitabın kapak tasarımı sırasında tanışmıştım kendisiyle. Beni kitabının kapağını tasarlayacak matbaacı sanmıştı. MSN'den mesaj yollamıştı.
    Şiirle cevap verdim esprili olsun diye, tereddütsüz şiir yazdı. Normal bir konuşma yaparcasına  sorularımızı bile şiirle sorduk. Bunu yapabildiğini, bu zevki benimle paylaşabildiğini gördüğüm nadir şairlerdendi.

    Tıpkı satrançta saniyede bir hamle yaparak oynayabilen ustalar gibi. Anladım ki o da doğaçlama yazabiliyor. Gönlü dolmuş, kurgu yapması gereksiz, dilinden dökülüyor zaten. Susması da imkansız, şiir yazması da. Çünkü şiir olmuş kendisi.

    Kitabı artık tüm kitapçılarda. Alıp okuyacağım. Çok mutlu oldum. Kitap hem sana, hem okuyanlara güzel ruhlar, yaşantılar getirsin başarı getirsin dostum...

    http://www.yenisayfa.com/pgs/prda/prd_detail.asp?fr_prdSID=Gttnnnu33m
    http://www.kadircaca.com/

     

    Kitabı online satın almak için tıklayın.
    http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=MXGFQO0PDS8S20NLYNK1&referer=80301

     


    * GÜZEL BİR CAM EŞYA MI BAKTINIZ?
    Aydınlatma  için  aplikler,  hediyelik  dekoratif  tabaklar  ve  arkeolojik  desenlerle  süslenmiş eşsiz el yapımı cam eşyalar.   Zevkinize  uygun Fusing Cam Teknolojisi ile üretilmiş sanat eserleri.



    Demokles'in Kılıcı

    Demokles (Damocles) iktidara güce hayran bir insandır. Dostu olan Siraküsa Kralı Dionysos ona bir ders vermek ister. "Gel der birlikte yaşayalım bir zaman bu muhteşem sarayda"
    Deliye döner sevinçten Demokles. Danslar, müzikler, banyolar, bahçeler anlatılmaz güzellikler. Ancak bir türlü Kral'ın yüzündeki o mutsuz üzgün ifadeyi anlayamaz. "Ne kadar mutlu olmalısın, herşey nasıl muhteşem" deyip durur. Sonra yemeğe oturduklarında başına üstten değen bir şey hisseder.

    Kafasını kaldırıp baktığında ne görsün. Keskin ağır bir kılıç, sadece bir at kılıyla bağlı. Her an kopabilir, her an ölüm getirebilir. Dehşete kapılır ama cesaretini ve erkeklik onurunu hiçe saymamak için dayanır. Sonra Kral dostu sorar "Neden yemiyorsun, neden gülmüyorsun?"
    Kılıcı gösterir Demokles.

    Kral acı acı güler. "Evet ben güçlü bir Kralım ama boynumun üstünde her an tehtidiyle yaşıyorum kılıçların. Büyük güç büyük tehlikede demek"

    O an anlar iktidarı, serveti ve gücün gerçek doğasını Demokles. "Yok dostum yok bana fazlasıyla yeter, dağdaki fakir ve huzurlu kulübem" deyip sessizce ayrılır saraydan.

    Yüzyılarca anlatılır bu öykü belki bir fakir avuntusu belki zenginliğin katlanılır acınır olması için. Ancak şu bir gerçek ki pek az güç sahibi uykusunda huzurla terk eder dünyayı ve çok azının yüzü güler.

    The sword of DamoclesRichard Westall (1765-1836) /  Acland Art Museum

    Yaşamdan Kesitler / Bebekler

    Güzel bir tesadüf sonucu tanıştığım yaşamın içinden gerçekçi sahneleri içeren bebek yapım sanatını sizlerle paylaşmak istedim.

    Bu sanatın dünyaca eşsiz sayılan temsilcilerinden biri olan Nimet Demirbağ Sanlıman hem heykeltraşlığı hem yurtiçi ve yurtdışı çalışmalarıyla 50 yıldır mesleğini açtığı sergilerle tanıtıyor.

    Bu görülmeye değer eserler bir karış boyunda ancak yüzleri gerçek birer insan.

    Nimet Hanımın sitesi
    http://www.nimetdolls.com

     

    Günther Uecker / İşaretler ve Yazılar Sergisi

    Güzel bir tesadüf eseri Nişantaşında rastladım bu sergiye. Gerçekten kendi başınıza girip önce üst katı sonra alt katı gezdiğinizde duyarlı bir gözle gördüğünüzde çarpıcı bir etki bırakıyor.
    Tarif etmeyeceğim. Ama yolunuz düşerse mutlaka görün diyorum...

    Alıntı:
    Günther Uecker
    İşaretler ve yazılar
    SERGİ

    Tarih: 5 Nisan – 28 Mayıs 2005 (salı - cumartesi 11.00 – 18.30)
    Yer: Milli Reasürans Sanat Galerisi, Teşvikiye Cad. 43 – 57, Teşvikiye
    Açılış: 5.4.2005, saat 18.00

    Milli Reasürans Sanat Galerisi’nin işbirliğiyle

    Bu büyük yerleştirmede Günther Uecker İncil’den ve Kuran’dan barışla ilgili ayetleri biraraya getirerek Musevi, Hıristiyan ve Müslüman inanç dünyalarına ait temel ifadeleri “anlaşılabilir bir diyalog”a dönüştürüyor. Bunların arasında zarar ve yıkımın sanatsal sembolleri, saldırganlıkların gerçekliği ve dinler arasındaki yabancılaşma tehlikesi için birer “uyarı anıtı” gibi duruyorlar.
    Günther Uecker (*1930) dünya çapında büyük saygınlık gören avantgart Alman sanatçılarından biridir. Diğer eserlerinin yanısıra, sanatçının doku dizisiyle gerçek mekânı harekete geçiren iki boyutlu çivi objeleri bir çığır açmıştır.

    İstanbul’daki enstalasyonu şahsen kuracak olan sanatçı, izleyicisiyle biraraya gelecek olmaktan büyük bir mutluluk duyuyor. Açılışta Alman Federal Meclisi Başkanı Wolfgang Thierse bir tanıtım konuşması yapacaktır.


    http://www.goethe.de/om/ist/tupausst.htm
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=150073
     
    ANASAYFA: