Süleyman's profileEski - site - kapatılmış...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    LEONARDO'NUN ROBOTU

    Leonardo'nun Robotu ssonmez

     

    LEONARDO'NUN ROBOTU

    Leonardo demir adamı. Fotoğrafı Rahmi Koç Müzesindeki "Leonardo Evrensel Deha" sergi alanında çektim.
    Poster haline getirmek için Adobe Photoshop kullandım. Tüm hakları saklıdır. (c) Süleyman SÖNMEZ

    AL-CEZERİ / EL-CEZERİ / CİZRELİ EBÜL İZ
    http://www.z-kat.com/company/adv_research/leonardo.shtml

    Al-Jazari (El-cezeri), Cizreli Ebül-iz olarak bilinir. 1206 yılında doğmuş bir Türk bilimadamıdır. Dünya tarihinde bilinen ilk suyla çalışan robotlarını yapmıştır.  Leonardo gibi ardılları için ilham kaynağı olmuştur. Lütfen okuyun. http://www.mihrace.net/ebuliz

    Sanskritçe Dilerin Anası

    Sanskritçe en eski dillerden biri bu dilin eşsiz ses uyumu  olması yanısıra diğer Hint-Ari dillere ve  İbranice, Arapça gibi temel olduğu düşünülüyor. Bu dilde yazılan efsaneler tarihsel olaylar yıllardır inceleniyor.
     
    Dilbilime merakınız varsa lütfen aşağıdaki linklere bakınız.
     

     

    Cam Sanatı ve Aydınlatma /İda Artglass

    Sanatın en güzeli, eşsiz olanı ve insan yaşamında güzellik getireni bence. Zaten sanatçıların doğal çevrelerinde bulunmak bile insanı dinamoya sokulmuş gibi hissettiriyor. 
     
    İşte aşağıda boya kullanmadan, Fusing cam denilen katmanlı cam teknolojisi ile üretilmiş bir kaç eser.
    Not: Fotoğrafları çeken ve Photoshopla düzenleyerek tasarlayan nacizane benim efendim :)
     
    İda Artglass'a erişmek için www.idaartglass.com veya
    İşyeri Telefon: (0216)  428 37 14 ve (0216) 327 48 47 GSM: 0535 576 69 83
     

    Ida Artglass

    Ida Artglass

    Ida Artglass

    NİMET DEMİRBAĞ SANLIMAN / Yaşamdan Kesitler - Belgesel Bebek Sanatçısı

    Image Hosted by ImageShack.us

     

    Bir sanatçı düşünün insanları olayları ve kompozisyonları ile gerçek dünyayı alabildiğine en uygun formlarda ufaltıyor.
    Yüzlerdeki ifadeler, elbiseler bir kuyumcu titizliğiyle hazırlanıyor. Bebek yapıyorum diyor ama bildiğiniz Barbie bebekler değil bunlar.
     
    Türkiye'nin en büyük ve eşsiz sanatçılarından birini Mihrace.Net'te anlattım. Kendisiyle tanışmak ve sohbet etmek benim için unutulmaz bir deneyim ve büyük bir şanstır.
     
    Sizleri bu güzel sanatın belki son temsilcisini tanımaya davet ediyorum.
     
     
     
    ÖNEMLİ NOT: KİŞİSEL SİTESİ / BLOGU OLAN TÜM ZİYARETÇİ VE ARKADAŞLARIMIN BU SANATIN TANINMASI İÇİN UFAK BİR YAZIYLA ÜSTTEKİ LİNKİ VEREREK DESTEK OLMALARINI RİCA EDİYORUM. Şimdiden teşekkürler.
     
     

    Sherlock Holmes ve Sir Arthur Conan Doyle

    Bugün Google'a girenler (22 Mayıs) karşılarında Sir Arthur Conan Doyle'ın ünlü karakteri Sherlock Holmes ile karşılaştılar.
     
    Türkçe Şerlok Holms diye okuduğumuz bu ünlü dedektif, analitik düşüncenin ve Scotland Yard'ın çalışma prensiplerini günümüz polis teşkilatının( özellikle adli tıp) ve dedektiflik, güvenlik sektörünün hatta sigorta experlerinin çalışma prensibi haline getiren önemli şahıslardandır.
     
    Mantık yürütmesi, bilimin en son anlayışı neyse, onu davayı çözmekte kullanması, soğukkanlı hali ve çözüme ulaşmada becerisi evrensel bir sembol olarak edebiyata ve bir çok filme konu olmuştur.
     
    Bütün bu anlattıklarımız elbette yazarın doktor olmasından kaynaklanan unsurlardır. Zaten bu yönü hikayenin yardımcı karakteri olan Dr. Watson'la belirginleşmektedir.
     
    Ancak az bilinen bir şey vardır ki Sir Arthur hayatının son döneminde özellikle oğlunu kaybettikten sonraki döneminde bilimsel gözlerini ruhsal aleme çevirmiş ve yoğun bir şekilde o yıllarda gelişmekte olan Spiritualizme yönelmiştir. Bu dönemde yazdığı eserleri görmek için tıklayınız. http://www.sherlockholmesonline.org/Bibliography/bibliography3.htm#otherwork
     
    Bir diğer az bilinen romanı da Lost World'dür. Özellikle Jurassic Park hayranlarının dikkatini çekelim, bu Kayıp Dünya efsanesi yazara aittir.
     
    Not: Haddim olmayarak 1990' lı yılların birinde(!) bir Sherlock Homes öyküsü yazmıştım. Orjinal dile sadık kalarak yazdığım bu kısa öykü dedektifin son günlerini anlatıyordu. :)
     
    http://en.wikipedia.org/wiki/Sherlock_Holmes  (Bir kahraman arkadaş Türkçe sayfasını oluşturursa güzel olur en azından İngilizce'den çeviri yaparak :)
     

    Kitap Kulüpleri

    Kitap okumayı çok seven bir çocuk ve genç olarak en büyük sıkıntım kitap fiyatlarıydı. Sonraları çocuk kütüphanelerini ve kütüphaneleri keşfettim. Ciltler dolusu kitap o ulvi havada beynimin hücrelerine protein olarak depolandı :)
     
    İlköğretimde bir yaz sezonumu,ı her gün kampa gider gibi kütüphanede geçirdiğimi hatırlarım. Sabahtan akşam kapanana dek o zamanların çocuk dergilerini, Resimli Bilgi ansiklopedilerini hasretle içerdim. İstanbul Kartal'da Kızılay Caddesi'ndeki kütüphaneydi bu.
     
    Sonraları büyüdükçe halk kütüphanelerini keşfettim. Ancak bu kütüphaneleri kullanmak hiç kolay gelmedi bana. En kötüsü de uzun süre rahatsız iskemlelerde oturmak ve bir ölçüde havaya karışan eskimekte olan kitap kokusunu çekmek zorunda kalmak çok sıkıntı vericiydi.
     
    Lise'de 3. Göz adlı kitabı Kadıköy Halk Kütüphanesi dışında bulamadım. Şu an kitapçılarda bilmem kaçıncı baskısı yapılıyor. Ancak o zaman yoktu kitap neredeyse tekti! Bu kitabı okuma hevesim inanılmazdı. Kütüphane memuru tek şartla kitabı getirdi. Üye olmak.
    Üye olmak zordu. Öğrenci belgesi, müdüre çıkmak, imzalatmak, üye kartı... Hiç biri yıldıramadı.
     
    Kitabı aldım ve gece kararana dek okudum. Unutulmaz bir maceraydı. Bambaşka bir aleme geçmiştim sanki o kitapla. Bir başka insanın yaşamına konuk olmuştum.
     
    Yıllarca kitap bulmak, okumak fedakarlık karşılığı oldu. Uykudan, zamandan hatta parasız günlerimde yemekten ... Ne hikmetse en bulunmaz en ilginç kitapları arama tutkum hep karşıma o kitapları çıkardı ama çoğu zaman yemek parama kadar her kuruşu vererek o kitaba sahip olabildim :)
     
    Şimdi gülüyorum, ama zor seçimler zor kararlardı. Arkadaş grubumu da temelde okuyan, anlayan, sorgulayan kültüre değer veren insanlar oluşturdu. Bu gün baktığımda çok üzgünüm. Çevremdeki gençler yine de ilgililer şanslılar ancak toplum genelinde cehalet inanılmaz boyutlarda.
     
    Hani bilgi içinde cehalet denir ya... Karşı değilim TV izlenmesine ve diğer etkinliklere. Ancak bir cümle kurduğunuzda imaları bile anlamayan bir toplum her an kabaran öfkelenen ve zihnini dinlendirmeyen hırçın bir yapıdır.
     
    Oysa bir kitap dünyanın en ucuz tecrübesidir. Yazar size hayatını sunar. Sizi bin bir badireden koruyacak etki tepki süreçlerini görmenizi sağlar. Günümüzün çocuğu web kaynaklı bilgiyi doğru sanıyor. Oysa yazılı medyada rastladığımız özenli uzun süreli araştırma çoğu zaman webde yok.
     
    İkincisi bulduğu hakkında hayal gücünü çalıştıramıyor. Kitap tasvir eder. Siz o tasvire göre hayal edersiniz. Bir egzersizdir bu, kasları güçlendirmek gibi. Hayal etmeyi ve tasarlamayı, kurgulamayı modellemeyi, akılda tutulan insan karakterlerini gerçeğe dönüştürmeyi öğretir. Gündelik hayatı daha alıcı gözlerle görmenizi sağlar. Bir yazarın ayrıntıları betimleme gücünde neler görürürsünüz neler.

     

    "Bir çoban der ya şaire "ne farkın var benden?"

    Der ki şair "Şu güzelim manzaraya bak ve sonra gözlerini sıkıca kapat. Ne görüyorsun?"

    "Hiçbir şey" der çoban.

    Şair "Ben o manzarayı şimdi daha ışıltılı, daha görkemli bir halde görmeye devam ediyorum
    "

     

    Elbette bu arayışım sonunda Maltepe Kitap Kulübü ile müthiş doydu. Bu tür bir özel oluşumu ilk kez görüyordum. Şimdiki DVD evlerine benziyor ama farklı. Kulübe üye olmak için bir kitap ve üyelik aidatı veriyordunuz. Daha sonra alacağınız kitapları ise şimdinin yarım lirası gibi küçük bir ücrete alıyor evinizde sakin sakin okuyor ve geri getiriyordunuz.
     
    Ayrıca haftasonları bir yazar, şair, sanatçı davet ediliyor kültürel ortamda kafesinde sohbet ediliyordu. Ortamın asla bir siyasi, politik havaya bürünmesine izin vermediler. Yani Türkiye'de görülen pek çok hatayı yapmadılar. Bu kurum sayesinde çok insanla ve kitapla tanıştım. Sonra taşındılar. Sonra kapandılar. Uzun süredir Maltepe'de ikamet etmiyorum neler oldu bilmiyorum...
     
    Şimdi bakıyorum ülkenin her bir yerinde kütüphaneler oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak yetmeyecek iki çalışmayı aynı anda yürütmeliyiz. Elektronik kağıdın eli kulağında çıktığı takdirde artık kitap basılmayacak. Her insan bir e-kitap okutucu alacak ve içine kitap yüklenecek.
     
    Bu söylediklerim uzak konular değil cep telefonlarının son 10 yılda aldığı gelişim ve yaygınlığı düşünürseniz gelecek 5-10 yılda tüm değişimlerin olacağını da farkedersiniz.
     
    Ama aradaki 5- 10 yılda bu memleketin çocukları okutulmalı, bilgiye erişebilmeli ve bundan keyif almalı. Dünya devlerinin vatandaşları trenlerde, metrolarda, tatilde, işe gider gelirken bile okuyor. Durum Hollywood filmlerdeki gibi değil deli gibi çalışıyorlar. Cep telefonlarına bile bugün kitap yüklüyorlar. Ideefixe'nin cep telefonlarına e-kitap satışı bile var.
     
    Kitap kulüpleri ile ilgili görüşlerinizi lütfen bu mesajın altındaki comment / yorum alanına yazınız :)
     
    Bostonlu Anneler Kitap Kulübü Blog sayfası, muhteşem bir fikir!
     

    Basılı Medya Dijital Medyaya Karşı

    Eli kulağında e-kitaplar ve e-cihazlar kağıdın yerini almak üzere. Aşağıdaki videoları izleyip görelim neler oluyor?
     

    Türkçe'yi doğru konuşuyor muyuz? Laboratuvar mı laboratuar mı?

    Yada mı ya da mı? Yanlış mı, yalnış mı? 1.ci mi Birinci mi? Herkes mi Herkez mi?
    Bilemiyoruz yazamıyoruz hele hele egzos, egzost, egzoz almış başına gidiyor.
     
    İyisi mi işi erbabından öğrenelim. Türk Dil Kurumu'ndan.
     
     
     
     
    Not: Şimdi bunu yazdım diye aman saldırılara maruz kalmayayım! Ne kusursuz konuşuyorum, ne de yazıyorum. Ancak Türkçe'yi zenginlikleriyle sevip korumak istiyorum. :)
     
    Not2: Bu arada Firefox'un araç çubuğu üzerinde hep Google araması yapanlara öğüt; Arama kutusuna tıklarsanız TDK araması olduğunu göreceksiniz. Bütünleşik bir çözüm için harika bence. Yakında Internet Explorer 7 'de böyle bir iş yapabilir. Çünkü istenen arama motorunun listeye eklenmesi için bir kodlama örneği bile veriyorlar.
     
    http://www.microsoft.com/windows/ie/searchguide/default_new.mspx Internet Explorer 7 Beta için arama motoru ekleme kaynakları ve kodu
     
     
    Firefox (Türkçe ve TDK arama özellikli web gezintisi programı)
    http://www.mozilla.com/firefox/ 

    Dünyayı değiştiren 80 gün / TIME Dergisi size soruyor.

    Dünyayı değiştiren 80 gün. Sizce hangileriydi, zaman nerelerde sıçramalar yaptı ve dünyamız değişti? TIME dergisi yine ilginç bir çalışma yapıyor. Her zamanki gibi ülkemizden korkunç bir bombardıman başladı.
     
     
     
    http://www.time.com/time/80days/231029.html Mustafa Kemal ve Cumhuriyetin kuruluşu.
     
    Geçmişi dergi kapaklarında görmek ne hoş. Elbetteki resmi tarihin yaşanan tarihten her zaman farkı var. "Neler nasıl oldu?" diye aynı odada on kişiye bile sorsanız karşınıza farklı tarih çıkıyor.
     
    Genel kültür açısından çok önemli bir etkinlik bence.
    Çevremizdekilere duyurmalıyız.
     

    İstanbul’un 1200 yılındaki hali çok şaşırtıcı. / www.byzantium1200.com

    http://www.byzantium1200.com

     

     

     

    İstanbul’un 1200 yılındaki hali çok şaşırtıcı.

     

    Bir sanatçı bilgisayar aracılığıyla tasvir, tanım ve çizimlerden yola çıkarak ve akademik çevrelere danışarak eski Bizans’ı adım adım oluşturuyor.

    Özellikle ünlü İstanbul ressamı Allan Sorell’in çalışmalarından yararlanılmış.

     

    Sitenin 1200 yılını seçmesinin sebebi ise şu:

    Türklerin 1453 yılında aldığı İstanbul aslında orijinal İstanbul değil. 1200 yılında büyük Haçlı Seferleri ile gelen orduların bazıları Doğu Roma sayılan Bizans’ı yağmalıyor. Daha çok politik bir hareket olan bu olayla bir çok eser yok oluyor ve Avrupa’ya götürülüyor. (Mesela 4 atın çektiği savaş arabası 9. İstanbul Bianel’ine bir kopyası getirilmişti. Şu anda Viyana San Marco’da  http://www.byzantium1200.com/boxes.html)  

     

     

    Sanatçı Bizans’ın son halini bizimle paylaşmak istiyor.

    Türkiye’deki sayılı Bizans uzmanlarından M. Ihsan Tunay yardımcı oluyor. Özellikle German Archeology Institute’deki Alman tarihçisi Albrecht Berger’den bahsederek projenin yolunu açmış oluyor. 1994’te Alman tarihçiyle buluşmalarından sonra taslakların çıkarılmasıyla işe başlıyorlar ve CAD yazılımlarıyla 3 Boyutlu tasarıma başlıyorlar.

    Şahsen su yollarını ve Ayasofya’yı çok beğendim ama böylesine büyük bir Hipodrum olduğuna ancak görünce inandım.

    http://www.byzantium1200.com/introduction.html bu sayfada kuş bakışı İstanbul var.
    http://www.byzantium1200.com/contents.html burada ise yaptığı tüm eserler var.

     

    Not1: Siteyi incelemem için gönderen mezun öğrencimiz Güneş HAKSEVER’e ayrıca teşekkür ederim. Öğrenen, kültürlü bireyler yetiştirdiğimizin güzel bir delili olarak bilgilerinize sunuyorum. :)

    Not2: Her zamanki gibi halkımız galeyana gelmiş ve siteye saldırmış. Yeniden Bizans kurmak isteniyor diye.
    Ancak sanatçı bundan çok muzdarip, sitede adını bile koyamamış ve özellikle belirtmiş : None of the material on this site can be used for any purpose against any country, nation or minority, especially against TURKEY and Turkish People. ( Bu sitedeki hiçbir materyal, hiçbir ülke, ulus ve azınlık aleyhine, özellikle Türkiye ve Türk Halkı’na karşı kullanılamaz)
    Aslına bakılırsa bu siteye illaki birinin Hack yoluyla saldırması gerekiyorsa bunlar Roma’ya bağlı Katolikler. Çünkü sitenin adındaki yıl 1453 değil, 1200.

     

     

      

     

    Copyright / Tüm Hakları saklıdır (C)

    Evet bir türlü anlayamadık. Hepimiz çiğneyip duruyoruz. Nedir bu Copyright? ©
     
    Uzun uzun ve adım adım anlatıyor. İngilizce. Ama en azından doğru bir kaynak :)
     
    Türkçe bazı açıklamalarda Ekşi Sözlük'ten

    Tai Chi Chuan

    Her sabah milyonlarca Çinli kalkar ve güneş doğarken evrenle uyumun yolu olan binlerce yıllık bir dansı, bir gölge katasını, bedensel jimnastiği, yormayan sporu Tai Chi Chuan'ı yaparlar.
     
    Bu spor öyle bir şeydir ki vücutta akan enerjiyi, salgıları kasları düzene koyar ve sağlık için çok faydalıdır. Resmi devlet okullarında ders olarak verilen formlarını halk çok iyi bilir.
     
    Bildiğimiz karate, kungfu işlerinden değildir Tai Chi Chuan. Efsanevi bir özelliği vardır. Kimileri en üstün savunma sanatı olarak bakar, kimilerine göre ise en güzel görüntüleri çizen akışkan yin ve yangdır.
     
    Dünyanın pek çok yerinde siteleri, eğiticileri var. Ülkemizde de var.
     
    İşte izlemeniz için videoların linkleri ve harika bir tai chi sitesi.
     
     
    Site:
     
    Videolar:
     
    En sevdiğim ve Tai Chi Chuan'ı en iyi yansıttığını düşündüğüm video
    Bilgisayarınıza kaydetmek için sağdaki download / video seçeneğini tıklayın. Bir pencere açılacak. Gelen resmin üstünde sağ tıklayıp Hedefi farklı kaydet seçerek videonuzu kaydedin.
    http://www.taiji.de/taiji/head5_3/24-form.mpg (veya solda verdiğim adresin üstünde sağ tıklayıp hedefi farklı kaydet deyin.)
     
     
     


     

    www.gunesintamicinde.com 'a taşındık :)

    Geleceğin medyası kapımızda / www.pressdisplay.com

    http://www.pressdisplay.com


    Günlük gazetelerin sayfa sayfa okunduğu,  dünya ülkelerinden  gazetelerin görüldüğü site.Üstte Country ile ülke seçilir sonra Newspapers ile gazete ve bir tarih.
    Thumbnails ile küçük olarak sayfalar görülür.

    Bir hafta ücretsiz deneme için üye olunabiliyor. Sonra aylık 9 dolar gibi bir ücretle ekonomik üyelik yapılabiliyor.

    İlginç bir arabirim, geleceğin medyası artık kapımızda. En azından bir görmenizde fayda var.

     
     

    Cam Sanatı ve Aydınlatma

    Bu haftasonu bir ağabeyime gitme fırsatı buldum. Cam işiyle meşguldur. Ama böyle deyince camcı sanmayın. Camı sanata dönüştüren, tablolar, dekoratif tabaklar, aplikler, cam masalar ve camla, binbir aydınlatma ürünü yapan hatta çok güzel cam lavabolar yapan bir el sanatçısıdır. Fusing Cam denilen özel bir çalışmayla üretir eserlerini.
     
    Dediğim gibi her biri el sanatı olduğu için iki tane aynı ürün bulamazsınız. Güzel bir konsept değişimine gidiyor. Elindeki ürünleri gerçekten uygun fiyatlarla satışa çıkarıyor. Hem yeni yaratacağı konsepti merakla bekliyorum, hem de bir çok kişiye aldığım hediyelik ürünlerle sevinerek eve dönüyorum. Bu güzel çalışmaları duyurmak istedim. Kimileri reklam olduğunu düşünebilir. Ancak bu sanatı görenin tahmin ediyorum söyleyeceği tek şey iyi ki gelmişim olacak :)
     
    Yer: İda ArtGlass     Uzunçayır Yolu Konur İş Merkezi No: 2 HasanPaşa Kadıköy / İSTANBUL
    Tarif: Hasanpaşa Kadıköy Vatan Hastanesi yanı
    Telefon: 0216 428 37 14 - 13
     
     

    Google Print / E-kitaplar / Telif Hakları

    Kitapta son nokta sürekli tartışıldı, halen de tartışılıyor. Google binlerce kitaptan başlayarak tüm dünya kitaplarının dijital ortama ataranarak alınması için projesini açıklamıştı.
     
    En büyük sorun telif hakları olduğundan eski eserleri tarayıp hizmete açmıştı. Şimdi görüyoruz ki müthiş bir hizmet, eski kitapları görmenin bile zor olduğu bir zamanda okumak harika olacak. Ama gördüğüm kadarıyla asıl hedef ekrandan okutmak değil.
    Bu sadece başlangıç az zaman da e-kitap okuyucu incecik elektronik kağıtlar satışa çıkacak. Biz bu boş kağıtların sayfalarla dolmasıyla okuyacağız.
     
    Kitap kavramı değişecek, artık bir materyal satılmayacak. Sadece içerik webden e-kitap okuyucunuza inecek. Belki bir kalem inceliğinde olacak e-kitabınız, sarılarak içer, çekilecek bir perde gibi. Dolayısıyla Google o güne hazırlanıyor.
    MSN'de karşı atakta o da kendi e-kütüphanesini oluşturma çabalarında. MSN Book Search adıyla 2006 da pazara girmeyi planlıyor.
     
    Yine de lütfen girip bir bakın nasıl heyecan verici :)
    Bazı eserlerin copyright hakları nedeniyle sadece kapakları var. İstediğiniz bir kelimeyi yazın ve bakın neler geliyor.
     
    Not: Ücretsiz bir şekilde bir e-mail bilfdirip, parola tanımlayıp Google Print'e üye olmanzı gerekebilir.
     
    Google Print:
     
    Egitim kelimesi aratılınca çıkan e-kitaplar  ( Şu anda Türkçe harflerle bulunmuyor. Eğitim yerine egitim demek gerekiyor)
     
    İşte "Türk Toplumunda Kadın" kitabından, kadın nüfusu ile ilgili bir sonuç :
     

    Ücretsiz E-booklar

    Ücretsiz ve sorunsuz e-book cenneti :)
    IPOD veya PDA gibi el cihazları için birebir İngilizce kaynak.
     

    9. Uluslararası İSTanBUL Bienali

    Beyoğlu'nda amaçsızca geziyordum. Sonra atlarla dolu bir dükkan gördüm. Eh, şüphesiz bu atları satıyor olamazlardı. Merakla yaklaştım ve hayranlıkla kalakaldım. Kıvrımlarla soluk alıp kişneyecek bir ruhla geniş salonda bekliyorlardı. (Hüseyin Alptekin şu anda Venedik'teki San Marco bazilikasının cephesinde bulunan, ancak aslen 1204'te Haçlılar tarafından İstanbul Sultanahmet'den çalınmış 4 at heykelinin yerine asıllarının kopyasını getirilebilmiş)
    Kapıdaki görevli bu mekanın Bienal kapsamındaki mekanlardan biri olduğunu ve yürüyüş mesafesinde ki mekanlardan mekanlara geçerek gezebileceğimi söyledi. Bienali geçen yıllarda dergilerden takip etmiştim. Ve iş yoğunluğumdan zaman bulamamıştım. Güzel bir fırsat olabilirdi.

    Önce bu ilginç ve heyecanlı atmosferi paylaşacak birilerini aradım. Eşim, arkadaşlarım... Maalesef kimse yoktu. En kötüsü de fotoğraf makinem de yanımda yoktu. Riskli bir karar vermek zorundaydım. Ve verdim :)

    Yazının devamını mihrace.net te okuyabilirsiniz.

    http://www.mihrace.net/?bienal9

    HARRY POTTER EFSANESİ SÜRÜYOR

    HARRY POTTER EFSANESİ SÜRÜYOR
     
    Dizinin son kitabı Türkçe'de henüz çıkmadı. Düzenli okuyanlar bu kitapta pek çok şeyin karışacağının ölümler olacağının haberini çoktan aldı. İngilizce bilenler elbette çoktan okuyup bitirdi  kitabı. Şimdiyse sitelerden ön sipariş alınabiliyor.
    Harry Potter ve Melez Prens için ön sipariş:
     

    Numismatics / Numizmatik

    Biliyorsunuz yanımızda tavuk, inek, et ve bilumum eşya ile bartır yaptığımız devirler paranın bulunuşu ile sona ermişti :)
    Sikkeler, kesme madeni paralar değerli metallerle üretilirdi. Bu paranın boyutu, biçimi, kullanılan metallerin alaşımı, üstlerindeki figürlerin işlenişi ve daha pek çok detay Numismatics / Numizmatik bilimini oluşturur. Para bilimi diyebileceğimiz bu uzmanlık aslında tarihe de ışık tutar. Çünkü para egemenlik simgesidir. Tahta geçen kral, padişah, imparator adına para çıkarır. Böylece uygarlık zincirinde tekrar eritilmeden bir yerlerde kalanlar, gemilerde batanlar afetlerde gömülenler günümüze gelir.

    http://www.it.fnt.hvu.nl/~rbenzal/numismatics.html
    http://www.sas.upenn.edu/~ekondrat/numismatics.html
    http://www.ideefixe.com/kitap/firma_urun.asp?fid=486&dzid=467
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=numizmatik
    http://www.yeniasir.com.tr/a/dizi/antik/antik5.htm


     

    www.gunesintamicinde.com 'a taşındık :)

    Minübüs Caddesinde Kitapçı Yok!

    Çok komik bir durum. Yer İstanbul, konum Bostancı. Yeni çıkan bir kitap almak istiyorsunuz. Kitapçı diyebileceğimiz Kadıköy'deki emsalleri gibi br tek örnek (İngilizce Book Store !) yok. Gel de kafayı yeme :(

    Nasıl olmaz? Her köşede bir şarküteri, bir bakkal, bir eczane, cami, okul, karakol hatta beyaz eşya dükkanı var. Ama arabaya atlayın. Yol kenarına bakın. Kadıköy'den Pendik'e kadar bir tane yok. Bulabilieceğiniz küçük kırtasiyelerde de okul çocukları için özet kitap çıkarma kitapları var. Klasikler var.

    Çok garip değil mi? Bence garip. Tıpkı her semtte havuz olmaması gibi, tıpkı gençlik merkezlerinin olmaması gibi, tıpkı Halkevlerinin yetersizliği gibi.

    Öğrenmek istemeyen bir toplumun çocuğuyum. Tanrı yardımcım olsun!