Süleyman's profileEski - site - kapatılmış...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
Ağustos'ta Rapsodi
Bir çok film izlememe rağmen nicedir anlatmıyorum.
"Ağustos'ta Rapsodi" Hürriyet Film Kulubü'nden alıp kenara koyduğum bir film, ne hatalı bir davranış o gün izlemeliymişim.
Yer Japonya , yönetmen Akira KUROSAWA, (7 Samuray, RAN gibi dev filmlerin yönetmeni) şehir Nagazaki, başrollerde çocuklar ve yaşlı bir kadın.
Bu sakin atmosferde yaz tatilini büyük anneleri ile geçiren küçük kuzenler olağaüstü bir sırrı keşfedeceklerdir.
Adım adım tırmanan öykü yıllar öncesine demirleri eriten ama demir gibi yürekleri eritemeyen Atom Bombası'na uzanacaktır. Yaşlı kadın saçının üstü radyasyondan kelleşmiş - diğer bir çok yaşıtı gibi- alçakgönüllü bir öğretmendir. Eşi de öğretmenlik yaptığı okulda 1945 yılında Nagazaki'ye atılan bombada okuldaki çocuklarla birlikte insanlığın bulduğu en korkunç şekilde eriyerek ölmüştür.
Hikaye yeşilliklerin içinden geçmişe ve Nagazaki'ye akacaktır. Sağ kalanların travması ve unutulmaz sessizlik.
Amerikalı rolünde Richard Gere var. Bu genç Amerikalı'nın öyküye girişiyle mesaj iyice belirginleşecektir.
Bombadan bahsetmekten utanan Japon halkı ve bombadan bahsedilmesini istemeyen Amerikan halkının savaşın gölgesinden çıktığı yıllar.
İzlenilmesi gereken, özellikle ergin çocuklarla izlenilmesi gereken bir film. Uzun zaman düşüneceğim replikler,
"Bazı insanlar konuşurken bile sessizdirler"
"Bomba atıldığında orada gökyüzünde bir göz açıldı. En korkunç göz! Böylece kardeşimin saçları döküldü ve o utanarak kendini odasına kilitledi, hep o gözü çiziyordu"
Kaynakça:
Filmi satın almak için: http://www.ideefixe.com/video/tanim.asp?sid=K2V34WIYF2N5Y3GK461W&referer=80239 Kebab Connection / Kebap, Kung-Fu Ve Bir BebekGeçte olsa izledik ve çok eğlendik önce onu söyleyeyim. Almanya'daki Türk gençlerinin hayatına bir kesit atarken aslında Kung fu, büyümek, evlenmek, bir çocuk sahibi olmak ve kültürel farklılıklar gayet güzel karikatürüze edilmiş şekilde karşımıza geliyor. İbrahim ilk Alman Kung Fu filmini çekmek isteyen aklı bir karış havada ancak yaptığı reklam filmleri gençler arasında çok revaçta olan bir gençtir ve Alman kız arkadaşı Titzi ise, Julliet olarak tiyatroda rol almak istemektedir diyelim kısaca...
Filmin resmi sitesi:
Görülen o ki oradaki Türk kültürü burada yaşadığımızdan çok farklı. Mesela 40 yaş ve üstü olanlar Türkiye'den hangi yıl ayrıldıysa o zamanda donmuşlar gibi sanki zamanda yolculuk yapıyorsunuz. Yapılan espriler ve davranış modelleri, en basitinden bıyık kesimleri vs. Oysa Türkiye artık inanılmaz hızla kavrulup kavrulup değişen bir karma kültürü yaşıyor. Size uygun olmadığını düşünseniz de toplumun bir çok farklı kesiminin farklı eğilimlerini takip ediyorsunuz.
Ayrıca Avrupa'da olup Türk kalarak Avrupalı olmaya çalışan klasik bir arada kalmışlıkta var. Ama tüm bu söylediklerim sadece zemin, esas konuyu böyle ağır filan sanmayın aksine tam bir komedi. Özellikle "Bir avuç döner için" repliğine bayılıyorsunuz. Özellikle filmin Türkçe dublajlı olması ayrı bir eğlence konusu.
Filmden çok güzel kareler.
Fatih Akın senaristlerden biri. Aşağıda kendisiyle yapılmış bir sohbet var.
Filmin oyuncularından Güven Kıraç'la yapılan bir sohbet
Filme genel bir gözatış
Film hakkında güzel bir kritik ama filmi fazla anlatıyor bana göre ;)
IMDB'deki sayfası
Not: Oyuncular çok ilginç Türkleri oynayanların bir kısmı Türk değil :) Kimileri de isim olarak başka şekillerde çok ünlü vs. vs. :)
HARRY POTTER ve ATEŞ KADEHİ / Harry Potter and The Goblet of Fire / 13 YAŞINDAN KÜÇÜKLER NEDEN İZLEYEMİYOR?Evet çıkar çıkmaz izledim. Nedense kitaplarından daha iyi olduğunu düşündüğüm tek film serisi.
J.K. Rowling köşeyi dönen yazar olarakta çağırabilieceğimiz müthiş bir tasarlayıcı. Kendisinden önce yayınlanmış tüm efsaneleri ustaca harmanlayıp aslında çok farklı bir şey yaratmadan format değişikliği ile günümüz çocuklarını ve gençlerini tavlayan bir eser ortaya çıkardı.
Daha önceki filmlerde bulduğum gizem duygusu ve olağanüstü bir diyarın varlığına özgü o teması bu filmde bulamadım. Ama yine de filmde yer alan heyecanlı olaylar, müthiş görsel efektler filme gitmeyi haklı kalıyor.
Bu sefer daha büyümüş bir Harry ve gençliğin duyguları var. Arkadaşları da elbette çocukluktaki gibi değil. Ve kötülüğün karanlık eli bu sefer her zamnkinden daha yakın. Evet ismi anılmayandan bahsediyorum. Adım Harry olmadığından ben de o ismi anmıyorum.
Ama konuyu anlatmamı beklemeyin sevmiyorum. Filmler anlatılmak için değil izlenmek içindir.
NEDEN 13 YAŞ:
Aman dikkat filme 13 yaşından küçüklerin girmesi istenmiyor. Aslında ticari bir karar bu. Ustaca bir karar. Çünkü artık Harry 14 yaşında bu nedenle izleyici çocukların 13 yaşından küçük olanlarının çocukluktan çıkmış genç Harry görmeleri güzelce engellenmiş oluyor. Onlar izlemek için büyümek zorunda kalıyorlar. Yıllar sonra bile işe yarayacak bir karar. Elbette bu benim düşüncem. 13 yaşı mantıklı kılmak için bir çok korku öğesi ve heyecan katmak yetiyor. Ayrıca filmde yeralan dünyanın her milletinden ya da görsel olarak her ırkından temsilcilerin olması da ayrıca yine ticari bir başarı. Kutluyorum.
WEB SİTESİ ÇOK NEFİS SÖYLEMEDEN EDEMEYECEĞİM:
www.harrypotterveateskadehi.com ![]() Kaynakça:
www.harrypotterveateskadehi.com Ağlayan Deve'nin Öyküsü / The Story of the Weeping CamelMüthiş bir belgesel diyeceğim ve aksini söyleyenleri dinlemiyorum dinlemiyorum diyerek kulaklarımı kapatarak laba laba laba diyeceğim :)
Bir bayram akşamı NTV'de başladı film. Orta Asya çöllerinde yaşayan Moğol bir ailenin sıcak dostça ve samimi anlatımı anında sardı beni. Öylesine doğaldı ki doğal olup çevreci kitleyi toplayayım çabası bile yoktu. Sanki birinin omzuna görünmez kamera takılmıştı. Filmi izlerken fazlasıyla duygulandım. İşte bir iki kesit:
TV istiyor hep küçük kardeş.
Abisi "Alamayız. İki keçi vermemiz gerekir"
"Olsun keçilerimiz var" "Ama elektrikte lazım" "Alamaz mıyız?" "Evet alırız ama o zaman bütün sürüyü vermemiz gerekir" Sonra develeri doğum yapıyor, yavrusu apak muhteşem güzel bir yavru nefis.Ama ana emzirmek istemiyor sütü boynuza doldurup veriyorlar. Günler sürüyor bu hal.
Kentteki müzik öğretmenini çağırıyorlar. Yardımcısı ile geliyorlar.
Sonra deve getiriliyor. Yavru da. Ama yavru annesine gitmek istese de anne hep kovuyor. Müzisyen müthiş bir şey yapıyor, telli çalgısını hayvanın hörgücüne asıyor.
Enstrümanın arkası koca göğsüne yaslanıyor devenin. Herkes susuyor. Deve nefes aldıkça heybetli soluğu göğsünü titreştiriyor. Çalgı çalmaya başlıyor. Öfkesinin sesi geliyor kulağına, deve şaşırıyor. Sakinleşmeye başlıyor nefes nefes.
Adam seviyor hayvanı ve çalgısını alıyor. Çok yürek parçalayan bir şarkı ile deveye seslenirken yardımcısı kadın dokunarak o güzel şarkıyı seslendiriyor.Herkes duygulanıyor, sonra deve ağlamaya başlıyor. Görmesem inanmazdım.
İç çekerek ağlıyor. Yavrusunu yanına getiriyorlar. Sarılıyor. Ağzıyla yanıyla seviyor. Ve süt emdiriyor. sanki üstünden şeytan kalkıyor ruhu açılıyor ana yüreği geri geliyor. Müthişti. Hem şarkı, hem insanların o güzel tavrı, hem de deve.
Filmin Adı Ağlayan Devenin Öyküsü.(The Story of the Weeping Camel) Film 2005 belgesel Oskar adayı.
Filmin Sitesi:
Türkçe Yorumlar:
Filmin Fragmanını izleyin(Quicktime Formatında):
National Geographic Bölümü:
Filmden Fotolar:
Diğer linkler:
www.gunesintamicinde.com 'a taşındık :)
42! İşte Evrenin Sırrı / Otostopçunun Galaksi Rehberi / Hitchhikers Guide to the GalaxySon günlerde gülerek ve bilimsel bilgillerimi test edip geliştirdiğim sıradışı bir film. Film bir kitaptan uyarlama söylenene göre kitap daha güzelmiş. Bir dünya insanının galaxi yolculuğuna zoraki çıkışı ile başlayan film.
Bir süre sonra Olasılıksız motoru, görsel efektler ve ilginç! türlerle şenleniyor.
Fakat bir replik var ki insanı çok güldürüyor.
Milyonlarca yıl önce hiperzeki varlıklardan oluşan, tüm boyutlara hakim bir ırk, hayatın anlamı üzerine yapılan beyhude tartışmalara son vermek için içlerinden en zeki ve parlak olan iki kişiyi hayat, Evren ve her şey’i hesaplayabilen çok büyük bir süperbilgisayar yapmaları için görevlendirdi.
"Ey Derin Düşünce...bize cevabı söylemeni istiyoruz." "Neyin cevabını?"
"Hayatın, Evren'in,her şeyin cevabını. Bir cevap bekliyoruz. Basit bir cevap."
" Biraz düşünmek zorunda kalacağım...
Yedibuçukmilyon yılsonra tekrar gelin." " Yedibuçukmilyon yıl sonra mı?" ve geliyorlar.
"Derin Düşünce, acaba sende..." "İstediğiniz cevap mı? Evet var,ama pek hoşunuza gitmeyecek." " Önemli değil. Öğrenmek zorundayız."
" Pekâlâ. Nihai Soru'nun cevabı..."
"...hayatın, Evren'in ve her şeyin..." "...cevabı..." "...42."
" Ne? 42 mi?" " Evet, çok dikkatli bir şekilde kontrol ettim. Cevap 42. Ama soruyu bilseydim bulmak daha kolay olurdu."
" Ama soru buydu. Nihai Soru. Her şeyin sorusu!"
" O bir soru değildi. Sorunun tam olarak ne olduğunu bildiğinizde cevabın ne olduğunu anlayabilirsiniz."
" Bize doğru soruyu söyle o zaman!"
" Yapamam. Ama yapabilecek biri var. Nihai Cevabın Sorusu'nu hesaplayabilecek bir bilgisayar. Bu bilgisayar öylesine sonsuz karmaşıklıkta ki...işlem matrisinin bir kısmını organik yaşam oluşturacak. Ve siz de yeni biçimlere bürünüp bilgisayarın...on milyon yıllık programını yönlendirmek için onun içine gireceksiniz. Bu bilgisayarı sizin için ben tasarlayacağım ve ismi de..."
Devamı filmde ilginç ve eğer temel uzay kavramlarını biliyorsanız eğlenceli bir film. Özellikle bürokrasi ile dalga geçişi sizi çok güldürecek.
Unutmadan: filmi izlerken havlunuzu yanınızdan ayırmayın ve paniğe kapılmayın :)
Fim Afişleri SitesiSon çıkan filmler neler? Neler vizyona girecek? Beğendiğiniz bir filmin afişi. İşte tüm bu talepler için güzel bir site.
Thin Red Line / İnce Kırmızı HatSeneler önce çekilmiş 1998 yapım bir film. Ama daha girişte sesleri görüntüleri ile sessizliğe çağırıyor izleyenleri. Cennetvari bir ada deniz kumsal yerliler ve iki Amerikalı. Kaçmışlar. Savaş yılları. Böylece 1940'lı yıllara Amerikan - Japon savaşına dönüyoruz. Koca okyanus aralarında olduğu için birbirlerine gitmeleri son derece zor olan iki ülke. Savaşı Pasifik Adaları'nda ve denizde sürdüren, henüz uçak gemileri bulunmadığı için son derece bunaltıcı ortamlarda gemi kamaralarında sıkışık gidilen ve ölümüne yapılan çıkartmalar.
İlginç bir şey, kafanızı nereye çevirseniz çok ünlü birini görmeniz. Öylece pısırık gezen bile yıllar sonra başrol oynayacak ve Oskar alacak. Kadro olağanüstü gerçekten. Bakalım kimler varmış...
Sean Penn , James Caviezel , George Clooney , John Travolta , Nick Nolte . Yönetmen Terrence Malick. Bu filmin en belirgin özelliği alışıldık savaş ve kahramanlık ya da aşırı kan gövdeyi götürüyor filmlerinden değil. Duyguların adım ve adım değişimi. Ölümü sorgulayış ve kimin neden öldüğünü anlama çabası. Tüm bu karmaşa da adanın güzelliği nefes kesen sesler. Öyle ki çimenleri sesleri kuşlar hep arkada.
Değişim, yükselme arzusu, ben, biz ve ötekinin ayrılığı ve hayatın bütünselliği bizim geçici onunsa kalıcı olduğu. Biz kendimizi yokettikten sonra bile onun temizlenip tüm güzelliğiyle ışıldayacağı...
İzlemenizi tavsiye ediyorum...
Not: Thin Red Line savaşta yanyana dizilen İngiliz askerlerinin kırmızı elbiseleriyle çizdikleri görüntü.
Filmden diyaloglar: "this great evil--where's it come from? how'd it steal into the world? what seed, what root did it grow from? who's doing this? who's killing us, robbing us of life and light, mocking us with the sight of what we mighta known? does our ruin benefit the earth, aid the grass to grow and the sun to shine? is this darkness in you too? have you passed through this night? "
"Bu büyük şeytan.- Nereden geliyor, böyle ? Nasıl dünyaya süzülüyor ? Hangi tohumdan, hangi kökten türüyor ? Kim yapıyor bunu ? Kim öldürüyor bizi ? Hayatı ve ışığı bizden çalıyor. Hiç bilemeyeceğimiz bir yerden bizimle alay ediyor. Acaba bizim yok olmamız dünyanın yararına mı ? Toprağın güneş, ışık alması için daha mı iyi ? Bu karanlık, senin de mi, içinde ? Bu geceye çıkar mısın ?"
"Beraber yaşadıkların kimlerdi ? Beraber yürüdüklerin ? Kardeş. Dost. Karanlıktan ışığa. Kavgadan aşka.
Bunlar bir aklın işleyişi mi ? Bir yüzün farklı yönleri mi ? Ruhum, izin ver, içinde olayım. Gözlerimden bak. Yaptıklarıma bak. Herşey ışıldıyor." Filmi online satın almak için:
http://www.ideefixe.com/video/tanim.asp?sid=SJ787GMTYK7KYZAH3XWM&referer=80239 Kaynakça: La Bamba1957 yılı California'sında Mexikalı kanı taşıyan bir gençtir Ritchie Valens . Fakir bir ailenin çocuğudur. Güzel sesi ve gitarından başka da bir şeyi yoktur. Ama yüreği güçlüdür. Hayata coşkuyla bakmaktadır.
Liseye gitmekte ve annesi kardeşleri ile yaşamaktadır. Aslında masumiyetini bir süredir hapiste olan kankardeşi / üvey kardeşi dengelemekte serseriliği ve alkolizmin sınırındaki gelgitleri ile sürekli sorun çıkarmaktadır.
Bütün bunlara rağmen içten insanların öyküsüdür. Bir gün zengin olmak saygı görmek bir azınlık olmaktan çıkmak isteyen fakat bir yandan da köklerini bırakmayı istemeyen.
Adına şarkı bile yapacağı Donna adlı bir kıza aşık olur. Ritchie. Filmi daha fazla anlatmayayım. Ancak kulaklarınız müziğe doyacak yürekleriniz ısınacak. Özellikle orjinali bir Mexica şarkısı olan La Bamba'yı Rock'n Roll olarak yorumlaması hayranlık verici.
Filmden bir diyalog: Müzik kaydı yapılıyor ve Ritchie'nin şarkısını tekrar tekrar söyletiyor beğenmiyor adam.
"Kesss!. Adamım şu şarkıyı değiştirip durma, demin nasıl söylüyorsan öyle söyle. Biliyorum Meexica'da gelenektir bir şarkı hiç aynı şekilde söylenmez ama...." :)
STRINGS / İPLERSTRINGS / İPLER
Sinemanın öncüleri olan tiyatro sanatlarının belki de en zoru olan kukla tiyatrosunun bir şaheseri. Hamletvari bir konu çevresinde gelişen canlı kuklalar. Uzun uzun oturup bir makale yazdım. Fotoğraflarla süsledim. Çeviriler yaptım. Buyurun efendim Mihrace.Net'te okumanız için hazır :)
Kır Zincirlerini / Danny the Dog / UnleashedJet li yi bilir misiniz?
Kung fu filmlerinin yeni yıldızıdır. Uzakdoğu tipi ve seri kırıcı hareketleriyle kendisinden önce tahtı elinde tutan Jackie Chan'in espritüel tarzına karşı yeni bir stil sergilemiştir.
Bir çok akılda kalıcı filmi vardır Jet li'nin. Hong kong dönemine ait klasik Çin kung fusu ve öyküleri Once Upon Time in China serisi ve shaolin serileri.
Hollywood'a Cehennem Silahı 4 serisi ile bir tabancayı birkaç sn.de parçalarına ayırarak girer, Romeo Ölmeli, Kızıl Ejder, One (Tek), Korkusuz, özellikle Hero (Kahraman) akılda kalıcı kaliteli yapımlardır türün hayranları için.
Şimdi de karşımızda bu film. Doğrusu daha önceki filmlerinde hareketleri çok övülse de oyunculuğu o kadar övülmemiştir. Bu filmde ise gerçekten aktörlük adına oldukça gelişmiş. Özellikle rol arkadaşı yılların ustası Morgan Freeman'in sanırım bu konuda katkısı oldukça fazla.
Konu kısaca Danny hakkında bir tasmayla köpek gibi şartlanarak yetiştirilmiş ve hayatı tanımamış, tasmanın çıkışı ise sahibin düşmanları için sıkı bir dayak ve ölüm anlamına geldiği korkunç bir canlı. Ve hayatın akışı müzik, olaylar ve film dakikalar ilerledikçe insanların gerçekte ne olduğunu anlatan etkileyici bir performansa çıkıyor.
Güzel bir film. Güzelliği artık sadece insanların kafalarına vurarak yapılan filmlerin alıcı bulmamasında yatıyor şiddetin anlamsızlığında ve bizi seçimlerin insan yapmasında. İyi seyirler.
Powder / PudraMuhteşem bir içtenlik. Duyudışı algıları gelişmiş bembeyaz bir tenle dünyaya gelmiş özel bir gencin dünyayla teması arkadaşlıkları ve yaşamı algılayışı. Sevgisi. Çok vurucu bir film. Pudra (Powder) http://www.imdb.com/title/tt0114168/
John Malkovich OlmakYeni bir film değil ama kimin umurunda? Böyle bir film bulunmalı izlenmelidir. Neden? Çünkü sıradışıdır, zekicedir, gelişimi vardır konu içsel dinamiklerini mükemmel oturtmuştur. Acaba ne olacak diye merak duygusu uyandırır. http://www.imdb.com/name/nm0000518/ Kung Fu Hustle / Sıradışı Bir Kung Fu KomedisiŞimdi bu filmi nasıl anlatayım :) Bazı şeyleri tarif etmek zor, çünkü yeni bir tarz. Film kung fu becerilerine sahip bir grup gizli ve sıradan gariban(!) halkın büyük bir çetenin odağı ve başbelası haline gelmesiyle başlıyor. Tıpkı evet ne gibi? Ne gibi? Bravo Romalılar ve Galyalılar, Asteriks ve Obeliks. Tam bu cüsselerde olmasa da iki kahramanımız var. Bol bol başarısız oluşları. Kullanılan süper görüntü efektleri. Uzakdoğunun en iyi oyuncularından oluşma kadro. Daha önce çektikleri Shaolin Soccer filmi. Sitesini gezin ve filmi bulup izleyin. Saatlerce nefes almadan gülün http://www.kungfuhustle.com/ Kurtlar İmparatorluğu / L'Empire des LoupsBazı filmler vardır gidilmesi gerektiğini hisseder, genel kültürün bundan etkileneceğini tahmin eder bilgi sahibi olmak istersiniz. Filmin afişinin güzelliği dikkatimi çekti. Sonra Leon'dan tanıdığımız Jean Reno ve Türklerinde filmde yeraldığını duymamla film çekici geldi.Romanı da en çok satanlar listesinde. Film bence ikiye ayrılabilir. Birinci bölüm çok başarılı bir gerilim. Bir kadının gözünden öykünün gelişimi, polis, mafya, karı koca ilişkileri Fransa'nın dokusu vs. vs. heyecanla izleniyor. http://www.kurtlarimparatorlugu.com/ ARABESK / Türk Sinemasına Bir Tokat :)Arabesk filmi zamanının çok ilerisinde bir Ertem EĞİLMEZ filmidir. Bugün çekilse müthiş bir hasılatı olurdu. Tam ekşi sözlüklerin, ahkamların ve tiye almaların zamanına layık bir film. Zekice kurgulanmış alışılmış Türk Sinema kalıplarına müthiş bir serzeniş. Ünlü replikleri şarkıları gülmekten öldüren bir film. Şener ŞEN, Müjde AR, Uğur YÜCEL daha ne olsun? http://www.erlerfilm.com/arsiv/renkli-1.asp?ID=127 Amatör Filmler / Star Warsİşte Star Wars fun filmleri. Hayranlarının çektiği tonla film. Duality'yi yıllar önce izlemiştim. Kolay gelsin. http://www.ifilm.com/?sctn=fanfilms&pg=starwars&htv=12
Arahan Bir EfsaneUzakdoğu Filmleri Festivali ile adını duydum yetişip izleyemedim. Filmi aradım bulamadım. Ama bulacağım izleyeceğim. Birlikte arayalım arkadaşlar :) Kore'de gişe rekorları kırmış. Immortel / ÖlümsüzEnki Bilal ünlü bir çizerdir. Fransa'da çok tanınır. Bu film onun yarattığı çizgi kahramanlarla filmin bileşiminden oluşan bir teknikle oluşturulmuş. Film çok sıradışı diyelim. Zaten Avrupa sineması her zaman Hollywood sinemasından derindir. Anlama önem verir şov yerine. Filmi sıradışı yapan öğeler nelerdir? İlk olarak senaryo. Eski Mısır Tanrılarından birinin gelecekteki dünyamıza bir piramitle gelmesi. Mutantlar. Farklı bir boyutun dünyada açılan kapısı. Uçan araçlar. Farklı insan ilişkileri. Bilimkurguya özel yapılar. Çizimler. Kaliteli oyuncular. İzlemenizi tavsiye ediyorum. http://www.immortel-lefilm.com/ (sitedeki menü biraz karışık gibi ama alt bölümler muhteşem!) MAY THE FORCE BE WITH US ...STAR WARS III / REVENGE OF THE SITH / SITH'İN İNTİKAMI "May the force be with you... Use the force, Luke" O zamandan bu zamana çok sular aktı. Artık filmlerimiz karanlığın güçlerine çekiliyor. Artık bir insanın bir şeytana dönüşmesini izliyoruz. Demek ki "May the Force be with us" . İyi bir insan olmak için ihtiyacımız olacak. Darth Vader karanlığa girerken ve yitip giderken birlikte kaybolmayalım argo tabirle gaza gelmeyelim arkadaşlar :) Cennetin Krallığı / Kingdom of HeavenDün eşimle izledik. Sinemaya giderken arkadaşlarımın övgüleri kulaklarımdaydı. En ufak özet bile okumadan ve dinlemeden gittiğimiz film sarsıcı bir öyküyü güçlü bir senaryo ve tarihi doku eşliğinde sunuyordu. En güzeli gereksiz kahramanlıklar, abartılı sahneler ve efektler uçuşmuyor. Her yer bilgisayar efekti dolu ama son derece doğal. Filmin teması Kutsal Topraklar olarak görülen 3 semavi dinin de sahip olmak için binlerce yıldır savaştığı Kudus'e düzenlenen Haçlı Seferleri ve karşılarında savaşan Selahaddin Eyyubi. Savaş sahneleri kadar hoşgörü, barışın zorunluluğu, insanın Tanrıyı arayışında doğrularını sorgulayışı. Unutulmaz diyaloglar var filmde bir kaçı ruhuma işledi. Başrollerde Yüzüklerin Efendisi'nde sarışın elf okçu olarak gördüğümüz Orlando Bloom nalbant Balian rolünü oynuyor. Eva Green güzel Prenses Sybilla rolünde. Yönetmen Ridley Scott Film bence vaat ettiği herşeyi veriyor. Başarılı ve olabildiğince dürüst bir yaklaşım. Dilerim filmin Papa tarafından aforoz edileceği sadece bir söylenti olarak kalır. Filmin orijinal sitesi ve kaynaklar: |
|
|