Süleyman's profileEski - site - kapatılmış...PhotosBlogListsMore Tools Help

    Parçacık mı dalgacık mı?

    Dünyaya bakarken ve ölçerken, öğrenirken, tartarken, tanımlarken bu yüzyılla birlikte müthiş bir şey farkedildi. Işıkla başlayan bu farkediş Fizik'te dalgacık/parçacık tartışmalarını başlattı. Sonra da Quantum fiziği ile zirveye tırmandı.
     
    Konu nedir? Ne anlatıyorum fizik mi anlatıyorum? Hayır. Hayatınızı çok ilgilendirecek bir şey anlatıyorum. Tane tane anlatalım öyleyse :)
     
    Biz şu an birbirbirimizden ayrıyız, ben varım, sen varsın, o var. Parçalar halinde evren, sandalye var masa var, güneş var, ağaç var vs. Tamam, buraya kadar sorun yok bildiğimiz algı.
     
    Yüzyılın başında, ışık taneciklerden mi oluşur, parçacıklardan mı tartışması başlıyor. Deneyler yapıldıkça iki grup da güçlü deliller sunuyor ve ispatlıyorlar. Böylece görülüyor ki ışık bir tuhaf. Hem fotonlardan oluşuyor hem de bir dalga gibi tek parça. Peki iki grup sonunda neyi farkediyor? Ölçüm cihazları neyse mesela parçacık ölçer, ışığın parçacık olduğu görünüyor. Diğer grup ise dalga öçümleri yapıyor.
     
    Elinizdeki ölçüm ve kontrol mekanizması neyse evreni öyle algılıyorsunuz ve öyle saptıyorsunuz. Dikkat edin bu çok önemli kendinizi bir parçacık olarak algıladığınız için evreni parçalardan oluşan bir mozaik bir puzzle gibi görüyorsunuz. Oysa dalga kuramında evren bir deniz, tekil bir deniz, dışı yok hiçbir nesne diğerinden ayrı değil ve görünen uzaklıklar uzayla dolu, hatta maddenin kendisi bile karanlık madde denilen bu uzayın biçim almış şekli olabilir. Dünyanın parası akıtılarak kent büyüklüğünde dev makinelerde ispatlanmaya çalışılıyor bu saptamalar.
     
    Bu bilgiler bize ne verir? Elimize ne geçer? İnsan beyni hem parçacık, hem dalgacık düzleminde hareket edecek kapasitededir. Binlerce yıldır bilgelerin anlattıkları ahlaki prensipler, olağanüstü algılar ve insanlığın gelişimi belki de tek bir canlı evren organizmasının parçası olmamızdan kaynaklanıyor. Belkide biz devasa bir sistemdeki beyin hücreleriyiz. Ama sanırım bir gün insanlık alemi de hayvanlar, bitkiler ve otomatik yaşayan tüm canlılar gibi dev bir uyuma merhaba diyecek. O günü beklemeden içimizden bazıları bir üst bilinç fonksiyonlarına taşınacaktır.
     
    Saçma görünüyor değil mi? Tıpkı ilk kez denizaltıyla sualtına inen adamın sözleri gibi, tıpkı Kolombun hayalleri gibi, tıpkı demir kuşların (uçakların) havadan ağır şeylerin uçabileceğini söylemek gibi, tıpkı Ay'a gidilecek demek gibi. Bu saydıklarım ve binlerce büyük buluş insanın dışında bir şeyleri değiştirdi. Ama bu anlattığım buluş insan varlığını değiştirecektir.  
     
     

    Comments

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
    Süleyman Sönmez has turned off comments on this page.

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://ssonmez.spaces.live.com/blog/cns!E7A1DBA7561B675!1151.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None